13.05.2016

Türk Sinemasının Venedik Macerası

Bu yıl Venedik Film Festivali 27 Ağustos – 6 Eylül tarihleri arasında gerçekleştiriliyor ve bildiğiniz gibi Kaan Müjdeci, Sivas filmiyle ana yarışma bölümünde kendisinin de ifade ettiği gibi “sinemanın büyük yönetmenleri”yle yarışıyor. Sinemamız ilk kez bir filmle katılmıyor tabiî Venedik Film Festivali’ne ancak ilk kez bir yönetmen ilk filmiyle ana yarışma bölümünde yarışıyor. Bu, elbette ki çok güzel bir başarı. Dediğimiz gibi ilk kez gitmiyoruz Venedik’e o yüzden biz de sizlere Türk sinemasının Venedik macerasının bir dökümünü yapmak istedik. İlkleri, ödülleri, adaylıklarıyla yerli sinemanın Venedik macerası: 

1934 yılında Venedik’te Muhsin Ertuğrul “Honorary Diploma” alıyor Leblebici Horhor Ağa filmiyle. Yabancı film klasmanında bu ödülü alan beş filmden biri Leblebici Horhor Ağa. Tabiî ki o günlerde bugünkü kadar çeşitlilik yok ödüllerde, çok farklı klasmanlar mevcut değil.

1964 yılına geldiğimizde Venedik’te Susuz Yaz filmiyle Metin Erksan’ı görüyoruz. Erksan o yıl Berlin’de ana ödülü alacak ancak öncesinde Venedik’te Bienalle Ödülü ile başarısını perçinleştiriyor.

Uzun yıllar geçiyor aradan ve 1985 yılına geliyoruz. Ali Özgentürk ana yarışmaya Bekçi filmi ile katılıyor. 1987’de de aynı başarıyı Anayurt Oteli ile Ömer Kavur gösteriyor ve ana yarışmada yarışan filmlerden biri oluyor. Hatta Anayurt Oteli, Ermanno Olmi’nin Lunga Vita Alla Signora! Filmi ile paylaştığı FIPRESCI ödülünü kucaklıyor o yıl.

1990 yılında Yusuf Kurçenli filmi Karartma Geceleri, 1991’de ise yine bir Ömer Kavur filmi Gizli Yüz, Venedik’te ana yarışma bölümünde yarışma başarısını gösteriyorlar.

2000’lere geldiğimiz zaman ilk başarı 2003 yılında Derviş Zaim’den geliyor. Zaim, Çamur ile UNESCO ödülünü alıyor Venedik’te. 

2008’de yine ana yarışmada bir yerli film karşımıza çıkıyor: Süt. Semih Kaplanoğlu Berlin’de göstereceği başarıdan önce Venedik’te yarışıyor. Süt, ana yarışmada yarışırken aynı yıl Selim Evci’nin de İki Çizgi adlı filmi ilk filme verilen Luigi de Laurentis ödülü için yarışıyor. Bu alanda ilk başarı ise 2010 yılında Seren Yüce filmi Çoğunluk ile geliyor. İki yıl sonra Ali Aydın da Küf ile aynı ödülü kazanıyor.

Kısa film dalında 2013 yılında Bülent Öztürk Türkiye-Belçika ortak yapımı Houses With Small Windows ile “Avrupadan Kısa Film” dalında Prix UIP Venice ödülünü almıştı. Aslında Venedik’te Türk yönetmen görmeye o kadar uzak değiliz. 1985 yılında Almanya yapımı Der Spiegel (Ayna) filmiyle Erden Kıral ana yarışmada yarışmış. 2009 yılında Fatih Akın yine Alman yapımı Soul Kitchen ile yarışmış ve Juri Özel Ödülü almıştı. Hatta bu yıl ana yarışmada yine Fatih Akın var The Cut ile.

Evet, sinemamızın Venedik macerası böyle… Kaan Müjdeci ve Fatih Akın’a başarılar diliyor nice festivallerde bol başarılar temenni ediyoruz.