27.07.2016

Usta Yönetmenlerin En Zayıf Halkaları

The Ward – John Carpenter (2010)

John Carpenter’ın “Ghost of Mars” sonrası geri dönüş filmi olarak lanse edilen “The Ward”, bir akıl hastanesi gerilimi olma iddiasıyla yola çıkan bir iş. Filmin hikayesi kısaca şöyle; Kristen adındaki genç bir kız bir çiftliği yaktıktan sonra akıl hastanesine kapatılır ve kendiyle ilgili hiçbir şey hatırlamaz. Daha sonra hem Kristen’e hem de hastanedeki diğer kızlara bir hayalet musallat olmaya başlar… “The Ward”, esasen kötü bir film değil, en azından sinemasal zekasını takdir ettiğimiz bir yönetmenin belli başlı ustalıklarını içeriyor. Örneğin yönetmenin bazı sahnelerde eski eserlerine selam çakması seyir zevkini artıran bir unsura dönüşüyor. 

Ama yine de film tam olarak tatmin edemiyor. Amber Heard’ın ve diğer oyuncuların performansları ve yönetmenin çabası filmi belli bir yere kadar taşısa da, “The Ward”, günümüz klasik korku/gerilim filmi klişelerine saplanmaktan kurtulamıyor. Hayalet motifiyle bir korku unsuru verilmeye çalışılsa da, özellikle finalde sürpriz son diye çok bilindik bir psikolojik temaya yaslanması, ‘bunu daha önceden görmüştük’ duygusu yaratıyor. Yani “The Ward”, tam olarak doyurmayan ve gerilim açısından sağlam bir zemine oturmayan zayıf bir film kısacası. Ama yine de tüm bu kusurlarına rağmen Carpenter kendini finale kadar izletmeyi başaran bir film çıkardığını belirtelim. Tabi bu kadarı filme olumlu yaklaşmaya yeter mi, emin değilim…

Ali ÇALIŞKAN