27.07.2016

Usta Yönetmenlerin En Zayıf Halkaları

John Ford – Donovan’s Reef (1963)

Gelmiş geçmiş en büyük ve en saygı duyulan yönetmenlerin başında gelen John Ford “western” türünün babası olarak görülmektedir. Sinema kuramcıları “klasik western”in tanımını yaparken kriterlerini Ford’un filmlerine göre oluştururlar. Tür harici gayet başarılı bir şekilde edebiyat klasiklerini de uyarlamıştır. Bunların yanında Mogambo, The Quiet Man, Donovan’s Reef gibi gayet sıradan işlere de imza atmıştır. Mogambo ve The Quiet Man kendi içlerinde bir hareketliliği olan yapımlar olarak geçiştirilebilirken Donovan’s Reef’in pek bir bahanesi yok. Donovan (John Wayne) güney denizindeki huzurlu adalardan birinde kendine ait mülkünde yaşamaktadır. Bütün gün arkadaşlarıyla takılan, yiyip içmek ve gezmekten başka işi olmayan Donovan huzurlu bir cennet hayatı sürdürmektedir. Fakat oldukça zengin bir ailenin sosyetik kızı adaya gelince bu cennetvari atmosfer bozulmaya başlar. Değişen dengelerin duygusal yakınlaşmaları da beraberinde getireceğini tahmin etmek zor olmaz. Gördüğünüz gibi karşınızda adada geçen klasik bir romantik komedi var. John Ford’a rağmen bu filmin Yeşilçam’ın seri üretim dönemlerindeki benzer yapımlardan çok fazla farkı olduğunu söylemek güç. Savunmasız kadın – güçlü erkek, kibar kadın- kaba erkek gibi zıtlıklar üzerine kurulu ilişkilerin ne kadar klişe olduğu malum. Bu zıtlıklar filmde birçok komik durum oluşturmak için bir anahtar görevi görüyor. Fakat bu anahtarın açtığı kapı bizi vasat bir sinema yolculuğuna çıkarıyor. John Wayne’i kafasında kovboy şapkası olmadan görmek insanın garibine gidiyor açıkçası, bir türlü ısınamıyoruz kendisine. Filmin maalesef deniz, kum, güneş ve mercan kayalıklara baktırıp iç çektirmekten başka bir numarası yok. Sırf bu yüzden de filme idare eder demek her gördüğümüz doğa manzaralı kartpostalı bir fotoğrafçılık harikası olarak değerlendirmek kadar abartılı bir tepki olur…

Enes HADZIBEGOVIC