01.11.2019

Vizyon Menüsü – 1 Kasım 2019

Bu hafta vizyona giren filmlerden sizler için derlediğimiz iki adet yabancı, bir adet yerli yapım olmak üzere toplam üç film önermek istiyoruz.

Bu haftanın vizyon menüsünün en iştah kabartan filmi hiç kuşku yok ki Parazit (Gisaengchung – Parasite). Dünya prömiyerini bu sene gerçekleştirilen 72. Cannes Film Festivali’nde yapan ve burada büyük ödül olan Altın Palmiye‘yi kazanan film, ülkemizde ise ilk olarak bu sene gerçekleştirilen 26. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde seyirci ile buluşmuştu. Film aynı zamanda Cannes’da Altın Palmiye’yi alan ilk Kore filmi olma özelliğine de sahip. Usta sinemacı Bong Joon-Ho’nun filmi, metropolleşen Seul’un yuttuğu bir muhitte, bodrumdan hallice bir evde yaşayan Kim ailesinin, oğul Ki-woo’nun varlıklı Park ailesinin kızları Da-hye’nin özel öğretmeni olması sonrası başlarından geçenleri konu ediniyor. Gwoemul (The Host – Yaratık), Snowpiercer (Kar Küreyici) ve Okja ile hayran kitlesini daha da genişleten yönetmenin yeni filmi, senenin en iyi işlerinden biri olarak gösteriliyor. Güney Kore’de tüm gişe rekorlarını kırarak 10 milyon izleyiciye ulaşan ve ülkesinin Oscar adayı olan filmin merkezinde birbirinden derin farklarla ayrılan Park ve Kim aileleri var. Kim ailesinin işsiz ama becerikli fertleri zengin Park ailesinin evine hile ve desiseyle teker teker İngilizce öğretmeni, resim öğretmeni ve hizmetçi olarak sızarlar, fakat belgede sahtecilikte ne kadar maharetli olurlarsa olsunlar, saklayamadıkları bir şeyler vardır. Filmde aileler arasındaki bu tuhaf birliktelik sürerken sınıf atlama çabası ve servet kibrinin yol açtığı trajikomik olaylar ardı ardına gerçekleşiyor. Film, güçlü sinema dili ve sürprizlerle dolu, sağlam senaryosuyla öne çıkıyor. Sınıf farkı yaralarını büyük ustalıkla işleyen yönetmen filmi için, “palyaçosuz bir komedi, kötü adamsız bir dram” diyor.

Bu hafta sinemaseverleri heyecanlandıran bir başka film ise Terminatör serisinin altıncı filmi olma özelliğine sahip olan Terminatör: Kara Kader (Terminator: Dark Fate). Deadpool’un yönetmeni Tim Miller’ın yönetmen koltuğunda oturduğu, Terminatör klasiğinin yaratıcısı James Cameron’ın yapımcılığını üstlendiği film, gelecekten gelen Terminatörlere karşı mücadele eden Sarah Connor ile insan-cyborg hibridi Grace’in, T-1000’in güncellenmiş hâli bir Terminatörün peşinde olduğu genç bir kızı korumaya çalışmalarını konu ediniyor. Sarah Connor karakteriyle özdeşleşen Linda Hamilton ile serinin yüzü konumundaki Arnold Schwarzenegger’in yeniden bir araya geldiği film, serinin devam filmi olarak bir süredir merakla bekleniyordu. 2017 yılında serinin haklarını geri alan James Cameron’ın yapımcılığını üstlendiği film, 1991 yapımı Terminator 2: Judgment Day’den sonra çıkan terminatör filmlerini görmezden gelerek, Cameron’ın yönettiği ilk iki filmin devamı niteliğinde olması yönüyle de büyük bir önem arz ediyor. Bilim kurgu ve Terminatör hayranlarına duyurulur.

Bu hafta sizler için önereceğimiz üçüncü ve son film ise Merhaba Güzel Vatanım. Senaryosunu polisiye edebiyatın başarılı isimlerinden Ahmet Ümit’in yazdığı film, yolu Moskova’dan geçen ünlü şair Nazım Hikmet’in hayatı ile onu örnek almış ve tıpkı onun gibi hayatının bir dönemini Moskova’da geçirmiş Ahmet Ümit’in hikâyesini anlatıyor. Film, Nazım Hikmet ve Ahmet Ümit’in farklı dönemlerdeki çalkantılı hayat hikâyeleri ile başlar ve onları Moskova’ya sürükler. Biri tüm dünyaya örnek olan eserler verir, diğeri de onu örnek alarak sanatın ve edebiyatın kurtarıcı yanıyla hem hayatını kurtarır hem de yine dünyada ve memleketinde ünlü bir yazar olur. Biyografi türünün sevenlerine duyurulur.