16.03.2020

Vizyon Menüsü: 13 – 19 Mart

Bu hafta vizyona giren filmlerden sizler için derlediğimiz üç adet yabancı yapım önermek istiyoruz.

İlk Aşk (Hatsukoi – First Love)

Bu haftaki vizyon menümüzden önereceğimiz ilk film İlk Aşk (Hatsukoi – First Love). Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 72. Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yapan film, ülkemizde ise ilk olarak geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 26. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde seyirci ile buluşmuştu. Sinemanın en aşırı, en ele avuca sığmaz, tartışmalı yaratıcılarından Takashi Miike’nin 90. yapıtı olan film, bir boksör ile aşık olduğu telekızın, bir gece boyunca Tokyo’nun yeraltı dünyasında yaşadıklarını konu ediniyor. İzleyiciyi şaşırtacak ve sarsacak sürprizleri filmlerinden esirgemeyen Miike manga, samuray, korku ve canavar filmlerinden bir kez daha aksiyon-macera-yakuza diyarına geçiş yapıyor. Tek bir gece boyunca Tokyo’da geçen filmde, beyin tümörü teşhisi konulan bahtsız bir boksör, masum bir telekıza âşık olur. Ama kötü adamlar tabii ki peşlerini bırakmaz. Mafya ve kara film öğeleri, şiddet, romantizm ve komik sekanslarla dolu bu amansız “ucuz roman” akıl almaz cinayetler, hayaletler, animasyon bölümlerle çok hareketli, çok eğlenceli ve çok kanlı.

Mürit (The Lodge)

Bu hafta sizler için önereceğimiz ikinci film korku ve gerilim türündeki Mürit (The Lodge). Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 15. Sundance Film Festivali’nde yapan film, ülkemizde ise ilk olarak Filmekimi 2019’da seyirci ile buluşmuştu. Ich Seh, Ich Seh (Goodnight Mommy – Ölümcül Oyun) ile yakın dönem korku sinemasının ilgi çeken yapımlarından birine imza atan sinemacılar Severin Fiala ve Veronika Franz’ın yönettiği film, evlenmek üzere olduğu Richard ve onun iki çocuğuyla birlikte sükunet vadeden tenha bir kasabada kış tatiline çıkan Grace’in, yakında üvey anneleri olacağı Mia ve Aidan ile samimi bir ilişki kurmaya çalıştığı sırada kaldıkları evde gerçekleşen ürkütücü olayları konu ediniyor. Genç bir kadın nişanlısının iki çocuğuyla uzakta bir kasabaya kar tatiline gider. Bu üçlünün arasındaki buzlar çözüldükçe, garip ve korkutucu olaylar meydana gelir. Psikolojik gerilimin yavaşça yükselerek tavan yaptığı, beklenmedik sürprizler ve huzursuz edici atmosferiyle aile sırları, belirsizlikler, kindar çocukların yer aldığı, doğaüstüne de göz kırpan, nefes kesici bir gerilim. Türün meraklılarına duyurulur.

Woman (Kadın)

Bu haftanın vizyon menüsünde yer alan üçüncü ve son film ise belgesel Woman (Kadın). Film dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 76. Venedik Film Festivali’nde yapmıştı. Yann Arthus-Bertrand ve Anastasia Mikova’nın yönettiği belgesel, elli farklı ülkeden kadın karakterlerin portrelerini gözler önüne seriyor. Belgesel, elli farklı ülkeden iki bin kadına kulak veren dünya çapında bir proje. Bu kadar geniş çaplı olmasının yanı sıra insanlığın yarı nüfusunu oluşturan kadınların samimi portrelerini gözler önüne seriyor. Bu belgesel, kadınların tüm dünyada maruz kaldığı adaletsizliklere ışık tutmak için bir fırsat; ancak Kadın’ın daha çok altını çizmek istediği şey kadınların içsel gücü ve karşılaştıkları tüm zorluklara rağmen dünyayı değiştirebilme kapasiteleri. Kadınların seslerinin daha fazla yankı bulduğu bu yeni dönemde, belgeselin amacı sadece hak aramak ya da problemlere odaklanmak değil, aynı zamanda çözümler bulmak ve cinsiyetleri uzlaşmaya davet etmek.