14.02.2019

Vizyon Menüsü – 15 Şubat

Bu hafta vizyona giren sekiz filmden sizlerin beğeneceğini umduğumuz üç adet yabancı yapım önermek istiyoruz

Van Gogh: Sonsuzluğun Kapısında

Bu haftanın vizyon menüsünde en dikkat çeken film Van Gogh: Sonsuzluğun Kapısında (At Eternity’s Gate). Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 75. Venedik Film Festivali’nde yapan film, burada En İyi Erkek Oyuncu (Willem Dafoe) ödülünün sahibi olmuştu. Film ayrıca Dolby Theatre’da 24 Şubat’ta gerçekleştirilecek 91. Oscar Ödül Töreni’nde En İyi Erkek Oyuncu (Willem Dafoe) Oscar’ını kazanmak için yarışacak.

Ülkemizde geçen sene vizyona giren ”Loving Vincent” filminde sanatıyla büyük bir izleyici kitlesine ulaşan Van Gogh, bu filmde hayatının bilinmeyenleriyle seyirciyle buluşuyor. Julian Schnabel’in yönetmen koltuğuna oturduğu film, ünlü ressam Vincent van Gogh’un Arles’teki son zamanlarına ve sanatçının bilinmeyenlerine odaklanıyor. Van Gogh’un dünyasına yolculuk yapıp bilinmeyenlerine şahit olmak isteyen sinemasever ve sanatseverlere duyurulur.

Göç Mevsimi

Bu hafta vizyon menümüzden önereceğimiz ikinci film ise Göç Mevsimi (Pájaros de verano – Birds of Passage). Film dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 71. Cannes Film Festivali’nde yapmıştır. Filmde, Kolombiya’da uyuşturucu kaçakçılığının palazlandığı bir dönemde bu işi himayesine almak isteyenlerin savaşının ortasında kalan bölge halkının hikâyesi anlatılıyor. 1970’li yıllarda bir aile kurma umuduyla köklü bir ailenin kızıyla evlenmek isteyen Rapayet, başlık parası için en yakın arkadaşı Moises’le birlikte illegal ticarete atılır. İşler düşündüklerinden de kârlı gider; Rapayet de Moises de artık hayal edemeyecekleri kadar zengindir. Ancak parayla gelen hırs ve açgözlülük, sıkı sıkıya bağlı oldukları geleneklerinin ve aile bağlarının zedelenmesine neden olur. Rapayet ailesini korumak için her türlü fedakarlığı yapsa da kapıda bekleyen büyük savaşa engel olamaz ve olaylar gelişir.

Alita: Savaş Meleği

Bu haftanın vizyon menüsünde öne çıkan üçüncü ve son film ise Alita: Savaş Meleği (Alita: Battle Angel). Yukito Kishiro’nun aynı adlı sevilen manga serisinden uyarlanan Alita: Savaş Meleği’nin yönetmen koltuğunda Desperado, Once Upon A Time in Mexico ve Sin City gibi filmlerden tanıdığımız Robert Rodriguez otururken filmin senaryosunu Oscar Ödüllü usta yönetmen James Cameron ve Laeta Kalogridis kaleme alıyor.

Alita, kim olduğunu veya nereden geldiğini bilmediği bir halde tanımadığı bir gelecekte uyanır. Şefkatli bir doktor olan Ido onu yanına alır ve cyborg görüntüsünün altında olağanüstü bir geçmişe sahip genç bir kadının kalbi ve ruhu olduğunu fark eder. Alita yeni hayatına alışmaya çalışırken, Doktor Ido da onu gizemli geçmişinden korumaya çalışır. Yeni arkadaşı Hugo ise Alita’nın anılarını tetiklemesine yardımcı olmak ister. Bu sırada şehri yöneten tehlikeli ve yozlaşmış güçler Alita’nın peşine düşer. Eşi benzeri görülmemiş dövüş yeteneklerine sahip olduğunu fark eden Alita, geçmişine dair bir ipucu elde edecektir. Tehlikeli insanlarla karşı karşıya olan Alita; arkadaşlarının, ailesinin ve dünyasının kurtarılmasında kilit rol oynayacaktır. Bilim-kurgu ve aksiyon seven sinemaseverlere duyurulur.