23.02.2019

Vizyon Menüsü – 22 Şubat

Bu hafta vizyona giren yedi filmden sizlerin beğeneceğini umduğumuz iki adet yerli, bir adet ise yabancı yapım önermek istiyoruz.

Sibel

Bu haftanın vizyon menümüzün parlayan filmi, yönetmen Çağla Zencirci’nin, Guillaume Giovanetti ile yönetmenlik koltuğunu paylaştığı Sibel. Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 71. Locarno Film Festivali’nde yapan ve burada FIPRESCI Ödülü ile Ekümenik Jüri Ödülü‘nü kazanan film, ülkemizde ise ilk olarak 25. Adana Film Festivali’nde seyirci ile buluşmuş ve burada En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu (Damla Sönmez) ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Emin Gürsoy) ödüllerinin sahibi olmuştu. Başarılı oyuncu Damla Sönmez’in son derece güçlü bir karaktere hayat verdiği film, babası ve kız kardeşiyle beraber Karadeniz’de yaşayan ve yalnızca ıslıkla iletişim kurabilen Sibel’in hikâyesini konu ediniyor. Sibel, babası ve kız kardeşiyle Karadeniz’in dağlık bölgesinde bir köyde yaşar. Dilsizdir ve çevresiyle sadece bölgenin eski ve unutulmuş ıslık diliyle iletişim kurabilmektedir. Etraftakilerin uğursuz saydığı genç kız, dağlarda gezindiği söylenen bir kurdu avlayacağına inanır. sonunda bir gün ormanda ummadığı biriyle karşılaşır ve olaylar gelişir. Film, bu haftanın izlenmesi gereken başarılı yapımlarından biri olarak dikkat çekip sinemada seyircisini bekliyor.

Ölüm Günün Kutlu Olsun 2

Bu haftanın vizyon menüsünde yer alan ikinci film Ölüm Günün Kutlu Olsun 2 (Happy Death Day 2U). 2017 yılında gösterime giren Happy Death Day‘in devamı olan film, ilk filmde öldürüldüğü günü döngü olarak sürekli yeniden yaşayan Tree Gelbman’ın, tekrar tekrar ölmenin gelecekte vuku bulması muhtemel tehlikelerden kaçınmaktan daha kolay olduğunu keşfetmesini anlatıyor. Korku ve gizem türünün sevenlerine duyurulur.

New York in New York

Bu hafta vizyon menümüzden sizlere önereceğimiz üçüncü ve son film ise New York in New York. Film, bir kaza sonrası yolları kesişen Dilber, Dylan ve Mürtüz adlı üç karakterin hikâyesini konu ediniyor. Bir kaza sonucu Dilber’in kocasını öldüren New York’lu fotoğrafçı Dylan, çektiği vicdan azabıyla daha fazla yaşayamaz ve Dilber’i bulup ondan özür dilemek ister. Onu yaşadığı yere kadar takip ettiği gecenin sonu, Mürtüz’ün de olaylara şahitlik etmesiyle büyük bir kovalamacaya dönüşecektir. Dylan canı pahasına Mürtüz’den kaçarken tesadüf eseri kendisini düşmanının evinde hapis bulur ve olaylar gelişir. Gerilim türünün hayranlarına duyurulur.