23.03.2018

Vizyon Menüsü – 23 Mart

Zat-ı Mahfuz

Mini mini, dini hikâyeler…

Sedat Yetkin’in yönetmenliğini üstlendiği Zat-ı Mahfuz Bitlis’te yaşayan bilge kişilerin dini hikâyeleri anlatan bir kurmaca ile karışık bir belgesel olarak karşımıza çıkıyor. Görsel olarak temiz işçilik çıkartılan belgesel, ne yazık ki sinemadan çok video piyasasına yönelik bir iş. Muhtemelen gişede pek şansı olmayacaktır.

The Stolen Princess / Kayıp Prenses

Farklı Boyutların Masalları…

Çocukların bayıla bayıla izleyeceği bir animasyon daha vizyona giriyor. Klasik kahraman prens, kurtarılmayı bekleyen prenses klişesini farklı bir boyuta taşıyan animasyon, cıvıl cıvıl görsel yapısıyla izleyenlerin gözlerine bayram ettirecektir. Bir yere kadar yetişkinlerin de ilgisini çekebilecek olan yapım, haftanın animasyon kontenjanından menüde yer alıyor.

Jusqu’a la garde / Velayet

Kadın Kadın Olalı Böyle Çile Görmedi

Xavier Legrand’ın yönetmenliğini üstlendiği Velayet / Jusqu’a la garde festivallerin gözbebeği olan ama yeterince seyirciye ulaşmayan filmlerden biriydi. Bu hafta vizyondaki yerini alırken seyirciye alternatif bir seçenek olarak göz kırpıyor. Filmin başrolündeki Denis Menochet canşlandırdığı karakterinin ruhunu engebelerine rağmen incelikli bir şekilde seyirciye sunabilirken, Lea Drucker ise donuk bir oyunculuğun içinde çaresizliği sessiz bir şekilde sergilemeyi değerli bulmuş. Bu haftanın filmlerinde en çarpıcılarından biri olan Velayet kadın şiddetini içeriden görmek ve anlamak için özellikle erkeklerin deneyimlemesi gereken bir film olarak özetlenebilir.

Pacific Rim: Uprising – Pasifik Savaşı: İsyan

Kötüler Yoksa, Yaratırız! Biz Bu İşte Ustayız!

Karakterlerin okuldaki bir sınıfı andıran öğrenci atışmaları, devasa robot savaşları ve düşünmeden izleyebileceğiniz bir aksiyon filmi… Bu saydıklarımın hepsi filmin içinde mevcut bulunuyor. Ancak filmden daha ötesini hayal edenlerdenseniz. Bu filmin ilk filmin gerisinde olduğunu söylemekte yarar var. Oyuncu kadrosunun zayıflığı ve senaryonun ilk filme göre gediklerinin bilhayli fazla oluşu pek de başarılı bir devam filmi olmadığını fark ettiriyor.

Çocuklar Sana Emanet

Kişisel Cin Gelişim Filmi…

Her kotardığı film merakla beklenen Çağan Irmak yeni projesiyle sinemaları bir kez daha ziyaret ediyor. Her filminde biraz daha gerileme dönemine giren yönetmen, bir anlamda Çocuklar Sana Emanet filmiyle dibi görüyor. Hikâye bakımından türlü türlü açıkları bulunan film, üst seviye kötü efektleri ve duyguları yansıtamayan oyunculuklarıyla zorlama bir cin korku filmi olmaktan öteye gidemiyor. Irmak sevenler için tek teselli olarak Çağan Irmak’ın kendi stilinden ödün vermemesi denilebilir. Genel olarak haftanın en zayıf filmlerinden biri olarak menüde yer alıyor.

Bordo Bereliler 2: Afrin

Afrin’e Niyet, İnegöl’e Kısmet…

İnegöl’de çekilen Bordo Bereliler filmi ne yazık ki oyuncu bazlı umut vermeyen bir film olarak akıllarda kalıyor. Aksiyon sahnelerinin televizyon filmlerinden hallice olduğu film, Afrin adını bir anlamda gündemden yararlanma sevdası yüzünden filme koydurtuyor. Muhtemelen bu isimle gaza gelen seyirciyi gişe sayısına katma uğraşındalar. Savaş filmi aş eriyorsanız size göre olabilir, yoksa başka filme şansınızı deneyin.

Gerçek Kesit: Manyak

İnsanların Her Dakika Dans Ettiği Kanalda Eskiden Bıyıklar Konuşurdu…

Onur Ünlü’nün seri üretim filmleri bir kez daha vizyonda yerini alıyor. Flash TV’nin efsane programı Gerçek Kesit’in bir nevi hayran filmi diyebileceğimiz Manyak, bir anlamda Onur Ünlü’nün kendince eğlendiği bir proje olarak vizyondaki yerini alıyor. Sapık filminden aldığı doneleri Manyak filminde kullanan Ünlü, kadrosunu birbirinden ünlü figüranlarla doldurmuş. Bu vesileyle sevdikleriyle bir filmde daha vakit geçirmiş. Gerçek Kesit hayranıysanız, beyazperde de tv nostaljisi yapmaya devam!?

Martı

Haydutların Günü

Geçtiğimiz seneki İstanbul Film Festivali’nde yarışma filmi olan Martı, klasik Hollywood şehirden uzak aileye musallat olan kanun kaçakları formülünü Türkiye versiyonuna uyarlıyor. Başrollere Güldür Güldür ile yıldızı iyice parlayan Onur Buldu, İrem Sak’ı yerleştiriyor ve yanlarına da Öner Erkan… Deneme olarak bir yere kadar ümit verse de, bütüne baktığımızda fazla uzatılmış sıkıcı bir filmden başka bir şey elde kalmıyor. Bu sebeple de film haftanın görünmez filmlerinden biri haline geliyor. 

ŞEF’İN TAVSİYESİ

Kar

Kardeş Kardeşeyken Kurallar Yoktu…

İlk gösterimini Adana Film Festivali’nde yapan Kar, Emre Erdoğdu’nun kendine has stiliyle görsel anlamda başarılı bir seyir zevki sunuyor. Bir grup hayatın dışladığı genç üzerinden günümüz gençliğinin karanlık taraflarını ve düştüğü boşluğu tasvir etmeye çalışıyor. Oyunculuk performanslarının üst seviyede olduğu ve senaryonun finale gelene kadar tıkır tıkır işlediği film, Türk sineması adına başarılı bir ilk film olarak yorumlanabilir.