27.10.2017

Vizyon Menüsü – 27 Ekim

Thor: Ragnarok

İçimde bir Tortu, işte Karşınızda Thor 3!

Komedi filmleriyle tanıdığımız Taika Waititi süper kahraman filmleri için uygun isim mi bilinmez ama eğlenceli film yapmayı bildiğini söyleyebiliriz. Thor da bir anlamda yeni filminde bunu öne çıkartıyor. Kadroya Cate Blanchett, Mark Ruffalo, Benedict Cumberbatch gibi isimler katılırken, karşımıza küçük bir Avengers filmi çıktığını sanıyoruz. Yine birbirinden gözlere zarar verici efektler ve kafa karışıklığı filmde yer alıyor. Süper kahraman filmleri sevenler dışında pek de iyi bir film yapıldığı iddia edilemez.

Ayla

Oscar Bahane, Ağlatmak Paha Biçilemez…

Ayla içeriğinde Türk insanı için nostaljik tatlar barındıran, seyircisini bolca ağlatacak iyi bir vizyon “proje” filmi olarak özetlenebilir. Ancak Oscar hayalleri için daha fazla yol almamız gerçeğini unutmamak gerekiyor. Filmde gereksiz kullanılan çoğu sahne kurguda atılabilirmiş. Hatta Oscar için gönderilen kopyasında keşke atılsaymış. Sponsor destekli bölümler son derece yapay göründüğünden doğru yapılan bir film, yapaylaştırılmış. Türk halkını filmi izlerken seveceğini düşünüyorum.

Yol Arkadaşım

Kankalıktan Sinemada Ekmek Yeme Sanatı…

Oğuzhan Koç ve İbrahim Büyükak, gençler arasındaki popülerliklerini gişe filmiyle taçlandırmak istiyorlar. Bol gişe, bol popülerlik arttırma teması üzerinden yorumlayabileceğimiz film, bir anlamda fragmanıyla tüm filmi anlattığından dolayı seyircinin teşekkür etmesi gereken yapımlardan biri olarak göze batıyor. Klasik birbiriyle anlaşamayan iki insanın, durum esprilerinden feyz alarak güldürmeyi amaçlayan vasat bir komedi olarak özetlenebilir.

ŞEF’İN TAVSİYESİ

İşe Yarar Bir Şey

Canım Kardeşim…

Pelin Esmer yeni filminde izleyiciyi yataklı trenle yolculuğa davet ediyor. Başak Köklükaya’nın zarif görüntüsünü incelikli bir oyunculukla sergilemesine müsaade ediyor. Öykü Karayel ise ona eşlik eden fakat vasfı az bir karakter olarak çatışmayı yaratan kilit görevi görüyor. Gökhan Tiryaki kariyerinin en iyi işlerinden birini sergileyerek sınırlı alanda görsel bir ziyafet sunuyor. Film belli bir noktadan sonra senaryosunun büyüleyiciliğine teslim olmamızı istediğinden dolayı bize şiirin etkileyici dünyasının kapılarını açıyor. Başak Köklükaya ve Yiğit Özşener’in karşılıklı döktürdükleri sahnelerde adeta kendinizi teslim edesiniz geliyor. Tek kelimeyle inanılmaz… Yılın şimdilik en iyi Türk filmi…