03.01.2019

Vizyon Menüsü – 4 Ocak

Yepyeni bir yılın ilk vizyon menüsü ile karşınızdayız. 2019 yılının ilk vizyon haftasında menümüzde öne çıkan ve sizlerin beğenisine sunacağımız filmlerle karşı karşıyayız.

Bu hafta vizyona giren sekiz filmden sizlerin beğeneceğini umduğumuz üç adet yabancı yapım önermek istiyoruz.

Yangın Yeri (Wildlife)

Vizyon menümüzden sizlere önereceğimiz yılın ilk filmi Yangın Yeri (Wildlife). Film, dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 14. Sundance Film Festivali’nde yapmıştı. Richard Ford’un aynı isimli romanından Paul Dano ve Zoe Kazan tarafından sinemaya uyarlanan Wildlife, 1960’lı yıllarda Montana’ya taşındıktan sonra babasının işsiz kalmasının akabinde ailesinin dağılışına şahit olan Joe Brinson’ın hikâyesini anlatıyor. Dört yaşındaki Joe, ev hanımı bir anne ve golf oyuncusu bir babanın tek çocuğudur. Bir gün Kanada sınırında, evlerine çok da uzak olmayan bir ormanlık bir bölgede kontrol altına alınamayan bir yangın çıkar. O sırada işinden kovulan ve bir anlamda hayattaki amacını kaybeden Jerry, karısını ve oğlunu arkasında bırakarak yangını söndürmeye giden ekibe katılır. Babasının yokluğunda birdenbire yetişkin rolü üstlenmek zorunda kalan Joe, bir yandan da annesinin çaresizliğine ve aileyi ayakta tutma çabasına tanık olacaktır. Son olarak Netflix filmi Savaştan Sonra (Mudbound) ve Netflix mini dizisi olan Collateral’de izlediğimiz Carey Mulligan ve önümüzdeki haftalarda izleme fırsatı bulacağımız Sisters Biraderler (The Sisters Brothers) filminde de yer alan Jake Gyllenhaal’ın başrolünde olduğu film bu haftanın iddialı yapımlarından.

Kız (Girl)

Bu haftanın vizyon menüsünde yer alan ikinci film ise Kız (Girl). Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 71. Cannes Film Festivali’nde yapan ve burada En İyi İlk Film seçilen Kız, başta Altın Kamera olmak üzere birçok ödül kazandı. Film ülkemizde ise ilk olarak, geçtiğimiz sene gerçekleştirilen Filmekimi 2018’de seyirci ile buluşmuştu. Film, profesyonel bir balerin olmak için çabalayan 15 yaşındaki ergen trans birey Lara’nın hikâyesini anlatıyor. Lara, bir yandan ergenliğin getirdiği huzursuzlukla başa çıkmaya çalışırken bir yandan da bale eğitimindeki zorlukları aşmaya çalışmaktadır. Yönetmen Dhont, ”Böyle bir cesaret öyküsü, benim ilk filmimin konusu olmalı.” diyerek 2009’da Belçika’da bir gazetede okuduğu haberden yola çıkmış. Film ayrıca Oscar and the Wolf’un ”Strange Entity” şarkısına çektiği kliple de tanınan Dhont’un yönettiği ilk uzun metrajlı film olma özelliğine sahip.

3 Hayat (Se rokh – 3 Faces)

Bu haftanın vizyon menüsünde öne çıkan üçüncü ve son film ise 3 Hayat (Se rokh – 3 Faces). Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 71. Cannes Film Festivali’nde yapan ve burada En İyi Senaryo ödülünü kazanan film, ülkemizde ise ilk olarak, geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 55. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde seyirci ile buluşmuş ve burada En İyi Film ödülünün sahibi olmuştu. Film, küçük Marziyeh ve Jafar Panahi’nin çıktığı yolculuğu konu ediniyor. İran sinemasının en yetkin isimlerinden Jafar Panahi’nin filmi sosyal medyanın İran’daki popülerliğinden yola çıkıyor. Sanatçı, kendini ve ailesini bir sosyal medya olayının tam merkezine yerleştiriyor ve hem sanat dünyasını hem İran toplumunun huzursuzluğunu keskin gözlemciliğiyle mercek altına yatırıyor. Panahi, İran-Türkiye sınırında, ailesinin memleketi olan Azerice konuşulan köylerde çektiği 3 Hayat’ta, film çekmesi yasaklandığı için intihar eden bir kızın mesajını Instagram üzerinden alan ünlü yönetmen olarak kendini oynuyor. Filmde yer alan şiirler, devrim öncesinin en büyük sinema yıldızlarından, günümüzde film çekmesi yasak olan Shahrzad’a ait.