04.04.2019

Vizyon Menüsü – 5 Nisan

Nisan ayının ilk vizyon haftasında menümüzde öne çıkan ve sizlerin beğenisine sunacağımız filmlerle karşı karşıyayız. Sinemaseverler olarak her ne kadar bugün başlayan 38. İstanbul Film Festivali’ne odaklandıysak da alternatif arayanlar için vizyona giren kaliteli filmler seyircisini bekliyor.

Bu hafta vizyona giren filmlerden sizlerin beğeneceğini umduğumuz iki adet yabancı, iki adet ise yerli yapım önermek istiyoruz.

İhtiyar Adam ve Silah (The Old Man & The Gun)

Bu haftanın vizyon menüsünde yer alan en özel filmlerden biri hiç kuşku yok ki İhtiyar Adam ve Silah (The Old Man & The Gun). Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen Telluride Film Festivali’nde yapan film, ülkemizde ise ilk olarak, geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 6. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nde seyirci ile buluşmuştu. Uzun suç kariyerinde birçok kez hapisten kaçan ve 70 yaşında gerçekleştirdiği son kaçışının akabinde jübilesi niteliğindeki son bir soygun serisine girişen Forrest Tucker’ın hikâyesini konu edinen film, usta aktör Robert Redford’ın ise son kez seyirci karşısına çıktığı film olarak tarihteki yerini alıyor. Amerika’nın en ünlü banka soyguncularından Forrest Tucker’ın gerçek hayat hikayesinden uyarlanan filmde; Tucker, 70 yaşına kadar tam 18 kez hapishaneden kaçıp bir dizi banka soygununa imza atarak otoriteleri şaşkına çeviren, karizmatik bir soyguncudur. Ekibiyle beraber Amerika’nın çeşitli kentlerinde soygunlara devam ederken, ilginç bir şekilde kamuoyu desteğini de arkasına almıştır. Bu esnada hırslı dedektif John Hunt çeteyi çökertmeyi kafasına koymuştur. Tucker’ın son kaçış macerasında gönlünü kaptırdığı Jewel ise, mesleğini öğrendiği halde ona olan aşkından vazgeçmemiştir.

Hayvan Mezarlığı (Pet Sematary)

Bu hafta vizyon menümüzden sizlere önereceğimiz ikinci film ise korku ve gerilim türünün sevenlerine hitap eden Hayvan Mezarlığı (Pet Sematary). Stephen King’in yeni ufuklar açan korku romanı Hayvan Mezarlığı’ndan uyarlanan film, karısı Rachel ve iki küçük çocuğuyla birlikte Boston’dan kırsal Maine’e taşınan ve sonrasında ailesiyle evinin yakınındaki ormanın derinliklerinde gizemli bir mezarlığı keşfeden Dr. Louis Creed’in hikâyesini konu alıyor. Louis, yaşadığı bir trajediden sonra garip komşusu Jud Crandall’a gider ve korkunç sonuçlara yol açacak bilinmez bir kötülüğü serbest bırakarak tehlikeli bir zincir reaksiyonu başlatır ve olaylar gelişir.

Suç Unsuru

Haftanın vizyon menüsünde öne çıkan üçüncü film Suç Unsuru. Film, ülkemizde ilk olarak, geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 8. Uluslararası Malatya Film Festivali’nde seyirci ile buluşmuştu. Film ayrıca bugün başlayan 38. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma’sı dışında gösterimi olacak ve “Seyfi Teoman En İyi İlk Film” ödülünün sahibi olmak için yarışacak. Filmin festivaldeki gösterimi 15 Nisan 2019 Pazartesi günü saat 16.00 seansında Beyoğlu Sineması’nda olacaktır. Süleyman Arda Eminçe’nin yazıp yönettiği film, birlikte yaşayan iki yakın arkadaş Celal ve Buğra’nın evine polis tarafından baskın yapılması sonrası gelişen olayları konu ediniyor. Celal ve Buğra aynı evi paylaşan iki yakın arkadaştır. Bir sabah yeni taşındıkları evde hiç beklemedikleri şekilde Komiser Baran ve ekibi tarafından uykularının en derin noktasından alınıp şüphelisi oldukları bir soruşturmanın ortasına yerleştirilirler. Yapılan ihbar ve savcının emriyle geldiği evde olayı aydınlatmak için Komiser Baran ve ekibi dikkatlerini garip ve tekinsiz buldukları bu ikiliye yöneltmiştir. Mahkeme emrini evin kedisinin izin verdiği ölçüde uygulayan emniyet güçleri delil olabilecek herhangi bir şey bulabilmek için evi didik didik ararken Baran da sorularıyla bu ikiliyi ölçmeye çalışır. Celal her ne kadar çenesi düşük ve sorularla Baran’ı bunaltırken, Buğra az konuşan ve ağırkanlı tavırları nedeniyle şüphe uyandırıcıdır. Baran bu ikilinin tekinsiz görünüşlerinin altında yatanı öğrenmeye çalışır. Baran evin dekorasyonunu dikkatle inceler. İlk kez böyle bir hücre baskınıyla karşılaşan komiser yarı modern, yarı dönem döşenmiş bu hücre karşısında şaşkındır. Olaya görevi gereği dahil olan apartman yöneticisi Arslan Bey ise yeni taşınan komşularını hiç tanımadığı gerçeğiyle yüzleşirken kapı komşularının iddialar karşısındaki soğukkanlı duruşlarına da anlam veremez. Arama süresince şüphelere yenileri eklenirken Komiser Baran ve ikili arasındaki diyalog da boyut değiştirir.

Benden Hikâyesi

Bu haftanın vizyon menüsünden sizlere önereceğimiz dördüncü ve son yapım ise Benden Hikâyesi. Onur Barış’ın yazıp yönettiği, Sait Faik Abasıyanık’ın hayatını canlandırmalarla iç içe bir şekilde anlatan belgesel, biyografi türüne ilgi duyanların ilgisini çekecek türden bir hikayeye sahip. Hayatın savrukluğunu hikâyelerine ustaca yansıtan Sait Faik, bu belgeselde kimi zaman dülger balığının yaşam mücadelesi, kimi zaman milyonluk şehirlerin yalnızlığı, kimi zaman da yazmasa deliren bir yazarın duygusu, sesi soluğu oluyor. Yazarın doğa ve insan sevgisiyle bütünleştirdiği hüsnüniyet kavramı üzerine oluşturulmuş bir yapım olma özelliğini taşıyan Benden Hikâyesi adını Sait Faik’in bizim için endişelendiği o meşhur Son Kuşlar hikâyesindeki son pasajdan alıyor. Edebiyatla haşır neşir olanların da ilgisini çekebilecek belgesel haftanın kaçırılmaması gerekenlerinden.