07.02.2019

Vizyon Menüsü – 8 Şubat

Bu hafta vizyona giren yedi filmden sizlerin beğeneceğini umduğumuz üç adet yabancı bir adet ise yerli yapım önermek istiyoruz.

Sarayın Gözdesi (The Favourite)

Bu haftanın vizyon menüsünün parlayan yıldızı Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un son filmi Sarayın Gözdesi (The Favourite). Dogtooth (Köpek Dişi) ve The Lobster gibi filmlerle adından sıkça söz ettirip rüştünü ispatlayan yönetmenin bir önceki filmi olan The Killing of a Sacred Deer (Kutsal Geyiğin Ölümü) filmini ise sinemaseverler büyük bir beğeni ile izlemişti. Usta yönetmenin bu son filmi daha önceki filmlerinden bir yönüyle ayrılıyor. Bu filmde sinemaseverleri 18. yy İngiltere’sine götüren yönetmen bir dönem filmi ile karşımıza çıkıyor. Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 75. Venedik Film Festivali’nde yapan film, festivalden Jüri Büyük Ödülü ve En İyi Kadın Oyuncu (Olivia Colman) ödülleriyle ayrılmıştı. Film ayrıca Dolby Theatre’da 24 Şubat’ta gerçekleştirilecek 91. Oscar Ödül Töreni’nde ”En İyi Film”, ”En İyi Yönetmen (Yorgos Lanthimos)”, ”En İyi Kadın Oyuncu (Olivia Colman)”, ”En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Rachel Weisz – Emma Stone)”, ”En İyi Kurgu (Yorgos Mavropsaridis)”, ”En İyi Özgün Senaryo (Deborah Davis – Tony McNamara)”, ”En İyi Görüntü Yönetmeni (Robbie Ryan)”, ”En İyi Prodüksiyon Tasarımı” ve ”En İyi Kostüm Tasarımı” olmak üzere toplam 9 dalda 10 adaylık ile Oscar için yarışacak. Dünya sinemasının en önemli kadın oyuncularından üçüyle çalışan yönetmenin bu filminde, Fransa ile savaş halinde olan İngiltere’de iki soylu kuzenin İngiltere Kraliçesi Anne’in gözüne girme mücadelesi işlenmekte. Tahtta bulunan kraliçenin ruh sağlığı yerinde değildir. Ülkenin içinde bulunduğu savaşın kraliçeyi ve sarayı etkilemediği bu ortamda öne çıkan şey ise Marlborough Düşesi Sarah ile akrabası genç Abigail’in arasındaki iktidar, hırs, aşk ve hasetten güç alan saray entrikaları olacaktır. Oscar’a damga vurması beklenen filmlerden biri olan Sarayın Gözdesi’ni Filmekimi 2018’de kaçıran sinemaseverlere duyurulur.

Asla Gözlerini Kaçırma (Werk ohne Autor – Never Look Away)

Bu hafta sizlere vizyon menümüzden önereceğimiz ikinci film Asla Gözlerini Kaçırma (Werk ohne Autor – Never Look Away). Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 75. Venedik Film Festivali’nde yapan film, burada Arca CinemaGiovani ödülü ve Leoncino d’Oro Agiscuola ödülünün sahibi olmuştu. Filmi, Das Leben der Anderen – The Lives of Others (Başkalarının Hayatı) ile Oscar kazanan yönetmen Florian Henckel von Donnersmarck’ın yıllardır beklenen geri dönüşü olarak da nitelendirsek yanlış olmaz. Film, Dolby Theatre’da 24 Şubat’ta gerçekleştirilecek 91. Oscar Ödül Töreni’nde Almanya adına ”Yabancı Dilde En İyi Film” Oscar’ını kazanmak için yarışacak. Film, Doğu Almanya’dan kaçarak Batı Almanya’da kendine bir hayat kurmaya çalışan fakat Nazi rejimi altında geçmiş çocukluğunun izlerinden kurtulamayan Alman sanatçı Kurt Barnert’in hikâyesini anlatıyor. 1930’ların Nazi Almanya’sında başlayan ve 30 yıllık bir döneme yayılan epik hikayesi, insanları karanlıktan sanatın gücünün çıkarabileceğini gözler önüne seriyor. Gerçek olaylardan esinlenen filmde, Kurt ve Ellie üniversitede tanışır tanışmaz birbirlerine aşık olurlar. Ellie’nin babası, Profesör Seeband kızının erkek arkadaş seçiminden memnun değildir ve bu ilişkinin bitmesi için elinden geleni yapmaya hazırdır. Fakat bilmedikleri şey, Kurt ile Seeband’ın yaşamlarının zaten yıllar önce profesörün işlediği korkunç bir suç nedeniyle bağlantılı olduğudur. Kurt, ne kadar sanatına odaklanmak istese de, Nazi rejimi altında geçen çocukluğunun ve komünizmin gölgesinde kalan gençliğinin yarattığı travmalardan kurtulmak kolay olmayacak ve olaylar gelişecektir. Haftanın bir başka Oscar adayı filmini izlemek isteyenlere duyurulur.

Sisters Biraderler (The Sisters Brothers)

Bu hafta vizyon menüsünde öne çıkan üçüncü film ise Sisters Biraderler (The Sisters Brothers). Film, dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 75 Venedik Film Festivali’nde yapmış ve burada En İyi Yönetmen (Jacques Audiard) ödülünün sahibi olmuştu. Patrick DeWitt’in aynı adlı kitabından uyarlanan film, 1850’lerin Oregon’unda iki farklı doğaya sahip yörenin şöhretli tetikçileri Eli ve Charlie Sisters kardeşlerin Commodore’dan aldıkları emir doğrultusunda Hermann Kermit Warm’ın peşine düşerek onu öldürmeye çalışmalarını konu ediniyor.

Babamın Kemikleri

Bu hafta vizyon menümüzde yer alan dördüncü ve son film ise bir yerli yapım olan Babamın Kemikleri. Film, dünya ve Türkiye prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 25. Uluslararası Adana Film Festivali’nde gerçekleştirmiştir. Özkan Çelik yönetmenliğindeki film, erken yaşta köyünü terk eden Ömer’in yıllar sonra annesinin son isteğini yerine getirmek için köyüne dönüşünü konu ediniyor. Vizyonda yerli film izlemek isteyen sinemaseverlere duyurulur.