31.05.2015

We Are What We Are: Güvercin Tedirginliği

we-are-what-we-are-quad-poster

Hollywood sinema endüstrisinin kalbi olarak yorumlansa da filmin üretildiği sektör dışında kalan ülkelere uzak olan veya filmlerini görme fırsatını bulamadığımız ülkelerin fikirlerinden esinlenmesi de bol bir sektör. Genel dağıtım ağlarına girmesi kendi ülkesi dışında festivaller vasıtasıyla ses getiren yapımlara nasip olsa da dünyanın hemen her yerinde Amerikan bağımsızlarından çok daha başarılı işler çıkartan sinemacılar mevcut. Bir Pedro Almodovar değilseniz ne kadar yaratıcı bir fikriniz olursa olsun kendi ülkenizle sınırlı kalırsınız tabii Hollywood sizi keşfetmez ise… Orijinali Meksika yapımı olan Kan Kokusu; tekinsiz bir ailenin hikâyesini anlatıyor. Bulundukları bölgede diğer insanlarla iletişime geçmeyi reddedip kol kırılır yen içinde kalır misali hemen herkesten sakladıkları sırları ile birlikte sessiz sakin yaşayıp gitmekte olan bir aile… Ancak bu dingin yaşam sona ermek üzeredir zira doğanın beklenmeyen oyunlarından biri tekdüze yaşamın ardındaki sırların birer birer ortalığa saçılmasına ve ailenin güçlü bağının da çözülmesine sebep olacaktır.

Yeniden çevrim yapmak riskli iştir. Özellikle Amerikan sineması etiketiyle yapılacaksa devreye çok fazla değişken girer. Orada temel sanattan ziyade ticarettir. Filmin yönetmeni de yeniden çevrim konusunda risklerin farkında olacak ki ilk başta temkinli yaklaşsa da Japon korku filmlerinin yeniden çevrimlerini düşününce projeye “Evet” demiş. İyi ki de demiş çünkü klişe olacak ama ortaya çıkan sonuç son yıllarda izlediğimiz hoplatmalı zıplatmalı korku gerilim filmlerinden oldukça farklı olmuş. Temposu ağır olsa da dozunda kullanılan korku unsurları benim gibi korku filmlerine mesafeli yaklaşan birini bile cezp etti dersem abartmış olmam.

Korku filminin olmazsa olmazı yağmur, koyu gri renkteki bulutlarla süslü gökyüzü ve sık orman gibi koşullar diğer tecrübelerin aksine bu filmde ailenin daha korkunç ve zaman geçtikçe de daha çaresiz bir hale gelmesini başarıyla seyirciye aktarıyor. Finale doğru ağır adımlarla ilerleyen film son dakikada öyle bir hamle yapıyor ki nabız sayınız giderek yükseliyor. Giriş, gelişme ve sonuç şeklinde düşünülünce zirve noktalarının olması gereken yerlerde olmaması kuralına uymadığını düşünebilirsiniz ama sürprizli sona sahip hangi yapıma bakarsanız kurgunun aynı olduğunu fark edince mevcut durumu eksiden artıya çeviriyorsunuz.