29.05.2020

Y Kuşağı Filmlerini Hatırlatan Sıra Dışı Yapım: The Wrong Missy!

Özlem ÇELİK

İlk randevu, ilk izlenim!

Karşınızdaki insanda nasıl bir etki bırakacağınız, ilişkinizin ne şekilde ilerleyeceği ya da devam edip etmeyeceği ilk randevudan belli olur derler. Herkes ilk randevusunda giyeceği kıyafete, saçına, makyajına, takısına özenir ve heyecanlanır. Ancak The Wrong Missy, bu konuda ezber bozuyor. Sıra dışı bir ilk randevu ile sahnesi ile başlayan bu film ile sempatik bir yolculuğa hazır olun. Y kuşağının alternatif gençlik, komedi, romantik öykülerini hatırlatarak bizi geçmişe götürüp heyecanlandıran, fazlasıyla eğlendiren ve karakterlerine hayran bırakan bir yapım karşınızda: The Wrong Missy!

Başrollerini David Spade, Lauren Lapkus, Nick Swardson‘un paylaştığı The Wrong Missy, Türkçe adı ile Yanlış Missy, 2020 Amerikan komedi yapımı bir film ve 13 Mayıs 2020’de Netflix’te yayınlandı. Filmin yapımcıları arasında sempatik ve eğlenceli filmleri ile tanıdığımız Adam Sandler bulunuyor. Filmin diğer yapımcıları ise Kevin Grady ve Judit Maull.

Zıt hayatlar

Netflix yapımı olan film 1 saat 35 dakika sürüyor. Chris Pappas ve Kevin Barnett tarafından kaleme alınan senaryoyu Tyler Spindel yönetiyor. Lauren Lupkus’u Missy karakterinde görüyoruz. David Space ise Tim rolünde.

Film; babaannesinin aracılığı ile bir randevuya giden Tim’in yaşadığı hayal kırıklığı ile başlıyor. Missy, genç yaşlarda, hayat enerjisi yüksek, deli dolu bir karakterdir. Sahip olduğu çok fazla yetenek bulunmaktadır. Çünkü babasını kaybettiğinde sosyalleşmek için çok fazla kursa giderek sertifika almıştır. Tim ise yirmi yıldır aynı iş yerinde çalışan, oldukça ağır başlı ve olgun biridir. Missy’e göre fazla sıkıcı bir hayatı vardır. İlk randevuda Missy’nin akıl almaz hareketlerinden ve fazla açık sözlülüğünden rahatsız olan Tim, bir daha Missy ile iletişime geçmez. Günün birinde havaalanında bir kadın ile yanlışlıkla çantaları karışınca tanışırlar ve hayallerinin kadınının bu olduğunu düşünür. Aynı dili konuşuyorlardır, aynı kitabı okuyorlardır ve ikisi de alkol kullanmıyordur. Tim için bunlar çok önemlidir ve kadın karşısında büyülenir. Orada telefon numaralarını alarak yeniden görüşmek üzere vedalaşırlar.

Tim, şirket için haftasonu tatiline gidecekken onu da bu seyahate davet eder ve tüm şirkette onun bir güzellik kraliçesi olduğu, çok iyi spor yaptığı yayılır. Ancak uçağın kalkmasına yakın ilk randevudaki Missy’i karşısında gören Tim, yanlış kişi ile mesajlaştığını farketmekte çok geç kalır. Ne yazık ki haftasonu tatili yanlış Missy ile geçecektir. Tim için her ne kadar zor olsa da idare etmeye çalışır fakat Missy sanıldığından çok daha çılgındır. Herkesin falına bakarak ölecekleri zamanı söylemesi, kendini uçurumdan atması, büyük patron karşısında Tim’i rezil etmesi, sarhoş olup yaptığı kötü hareketler Tim’i tedirgin eder. Aralarında sürekli olarak atışma yaşanır ve bir türlü anlaşamazlar. Tim, Missy tüm etkinliklerden uzak tutmaya çalışsa da, Missy mutlaka bir yolunu bularak hepsine katılır. Ne yapsa Tim’e yaranamayan Missy, bu kez büyük patron üzerine oynar. Patronu hipnoz ederek onun Tim’i çok sevmesini sağlar ve Tim ile de yakınlaşmaya başlar. Tim, onun yanında eğlendiğini, farklı biri olduğunu keşfeder. Her şey yoluna girdi derken Missy’nin Tim’in telefonundaki mesajları görmesi ile işler karışır. Gerçekleri anlar ve orada olmaması gerektiğini düşünerek otelden ayrılırken, gerçek Missy otele gelir.

Tim için artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Karşısında ruh eşi olduğunu düşündüğü kadın olsa da, onunla konuşurken sıkılarak Missy’i özler. Haftasonu tatili bittiğinde Tim için her şey değişmiştir. Patronunu hipnozdan çıkarır ve yirmi yıldır çalıştığı şirketten istifa ederek yeni bir başlangıç yapar. Bu kez ilk randevunun rövanşı olarak son randevu gerçekleşir. İlk randevuda kendisine yapılan şakayı Tim bu kez Missy’e yapar.