02.08.2018

Yasaklanan Kitaplardan Beyaz Perdeye: Yasaklı Kitap Uyarlamaları

Yasaklı raflardan sinemaya uyarlanan en büyük romanların hangileri olduğunu biliyor musunuz?

Hayvan Çiftliği/Animal Farm (1954)

George Orwell’in 1945’te basılan meşhur romanının çıkışı tam da Sovyetler’deki Stalin dönemine rastlar.. Stalin’in liderlik filozofisi ile pek de barışık olmayan Orwell, içeriği çok açık bir şekilde Stalin yönetimini kritize eden romanı için bir basımevi bulmakta başta çok zorlanır. Sonunda, yine büyük bir şansla, “Secker and Warburg” yayınevi kucak açar yazara ve bu ünlü roman basımını takiben aralarında Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Küba ve Kuzey Kore’nin olduğu ülkelerde en baş yasaklı kitaplar arasında yerini alır. Pek çok kez beyaz perdeye uyarlanmasına rağmen, en başarılı yorum (tabii ki kitabını okuduktan sonra filme geçenlere sözümüz) 1954 tarihli Joy Batchelor’un animasyon uyarlamasıdır.

 

Da Vinci Şifresi/The Da Vinci Code (2006)


2003 yılının en çok satanlar arasındaki Dan Brown romanı, bizi Robert Langdon ve Hristiyanlığın pek de gözler önünde olmayan pek çok gizemi ile tanıştırır. Roman, Katolik Kilisesi tarafından hiç hoş gözle karşılanmaz ve kitap Lübnan’da yasaklı kitaplar listesine bile girer. Kitap eleştirmenleri, tarihçiler ve ilahiyatçıları birbirine düşüren bu romanın, Jon Howard yönetiminde Tom Hanks ve Audrey Tatoo başrolündeki film uyarlaması yine film eleştirmenlerini de birbirine düşürse de konusuyla ilgili fikriniz ne olursa olsun, ekran başında tırnak yedirten bir macera filmidir.

Rüzgan Gibi Geçti/Gone with the Wind (1939)

Hollywood’un Margaret Mitchell’in 1036 Pulitzer ve Ulusal Kitap ödüllü romanına el atması hiç de gecikmez. David O. Selznick ve Victor Fleming tarafından beyaz perdeye taşınan bu epik romanın prodüksiyonu başta çok masraflı ve sorunlu olsa da, 1939’daki çıkışını takiben –ve tabii ki romanın ve senaryonun gücü ve Clark Gable ve Vivien Leigh’nin büyüsünün etkisiyle- on Oscar heykelciğini birden kapmıştır.

Bülbülü Öldürmek/To Kill a Mockingbird (1962)

Harper Lee’nin çoktan klasikler arasındaki haklı yerini alan 1960 tarihli romanı, 1930'lar Alabama’sında geçer. Toplum tarafından saygı gören bir avukat ve aynı zamanda Scout ve Jem’in babası Atticus Finch, Tom Robinson adında beyaz bir kadına tecavüz suçuyla yargılanan zenci bir adamın savunmasını alır ve bu savunma esnasında Güney kasabasının ırkçı sakinlerinin saldırı ve tehditlerine göğüs germek zorunda kalır. Dünya çapında pek çok kez yasaklanma çabasına karşın bu Pulitzer ödüllü roman günümüze kadar 30 milyon üzerinde kopya satmıştır. 1962 sinema uyarlamasında Atticus Finch rolünde Gregory Peck, Tom Robinson rolünde Brock Peters ve Boo Radley olarak Robert Duvall karşımızda ve sekiz dalda Oscar adaylığı alıp üç heykelciği evine taşıyan bu film kesinlikle klasikler arasında.

Guguk Kuşu/One Flew Over the Cuckoo's Nest (1975)

1962 tarihli Ken Kesey romanı Oregon’da bir akıl hastanesinde geçer.

Sağır ve dilsiz Amerikan yerlisi Chief Bromdem’in gözünden hastane ve hastalar anlatılırken esas mercekte hapis cezasından kurtulmak için akıl hastası rolü yapan Randle Patrick McMurphy vardır. “Pornografik” ve “Çöp Edebiyatı” olarak tanımlanarak pek çok kez yargılanıp yasaklanan roman, 1975 yılında Milos Forman tarafından beyaz perdeye Jack Nicholson, Will Sampson ve Louise Fletcher’ın oyunculukları ile taşınmıştır. Oscar’larda En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek ve En İyi Kadın Başrolleri ödüllerini kapan film, artık klasikler arasındadır.

Vahşi Şeylerin Ülkesinde/Where the Wild Things Are (2009)

Maurice Sendak’ın klasik romanının Spike Jonze tarafından çekilen 2009 uyarlaması, mükemmel materyale sahiptir; çok güçlü bir hikaye, Dave Eggers’in elinden mükemmel bir senaryo, Max rolünde Max Records’un mükemmel oyunculuğu ve mükemmel müzik.. Ama tüm bu mükemmellikler ve enfes görüntülerine rağmen ne yazık ki gişede beklenen başarıyı yakalayamamış ve eleştirmenlerden de beklenen notu alamamıştır. Karanlık konusu yüzünden çok kritize edilse de bu roman hâlâ pek çok ebeveynin favori çocuk kitapları arasındadır.

Fareler ve İnsanlar/Of Mice and Men (1939)

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki kölelik kurumuna dair yorumları yüzünden yıllarca sorgulanıp yargılanan bu romanın, pek çok kısa ve uzun film yorumu vardır ve hatta geçen senelerde George rolünde James Franco ve Lennie rolünde Chris O’Dowd’ın oyunculukları ile tiyatro sahnelerine bile taşınmıştır.. Ama önerilen en başarılı beyaz perde yorumu kesinlikle dört Oscar adaylı kazanmış olan Lewis Milestone’nun 1939 yorumudur.

Sophie’nin Seçimi/Sophie's Choice (1982)

William Styron’un 1979 tarihli romanı, 1947 yılında Brooklyn’deki bir pansiyonu paylaşan üç kişi etrafında geçer. Genç yazar Stingo’nun ağzından bir Nazi kampından kurtulmuş Sophie ve Nathan’ın aşk hikayesini dinleriz. Sophie kamptaki travmatik deneyimleri yüzünden kabuslar ve huzursuzluk veren hayaller görürken, Nathan kolundaki damgayı gördükten sonra Sophie’nin hikayesini öğrenmek ister ve kampta yaşarken Naziler tarafından hayatı boyunca kendisinde derin yaralar bırakacak bir karar vermeye zorlanan Sophie, savaş sonrası buhranını Nathan’ın yardımı ile iyileştirmeye çalışır. Seks içeriği yüzünden, en son 2001’de olmak üzere, çok kez sorgulanan ve yasaklanmak istenen roman, Alan J. Pakula’ın yönetmenliğinde ve bu film ile ikinci Oscar’ını kazanan Meryl Streep başrolünde 1982’de beyaz perdeye taşınır.

Yüzüklerin Efendisi/The Lord of the Rings (2001)

J.R.R. Tolkien'in 1954 tarihli fantastik roman üçlemesi, yayınlanmasını takiben pek çok kez perdeye taşınmaya çalışsa da dahi yönetmen Peter Jackson 2001’de olaya el atarak hepsini susturmuş ve bir kenara itmiştir.. Jackson, dehası ve yaratıcı yeteneği ile hikâyeye yeni bir ruh getirerek Tolkien’in öyküsünü beyazperdeye taşırken, yıllardır “din karşıtı” olmakla suçlanan ve yasaklamaya çalışılan bu roman gelmiş geçmiş en çok satan romanlar listesindeki yerini çoktan garanti etmiştir.

Çeviri: Birben KARAN
Kaynak: signature-reads