26.06.2017

Yeşilçam: Aile Şerefi

Bizi en çok güldüren usta Ertem Eğilmez

“Yeşilçam’ın bizi en çok güldüren yapımlarına imza atan ismi (yönetmen, yapımcı) kimdir?” diye bir soru sorsam, bu işle biraz ilgilenen herkes hiç düşünmeden Ertem Eğilmez diyecektir. Düşünmek için vakit isteyenler ise, Ertem Eğilmez ismini hatırlar hatırlamaz, Ertem Eğilmez diyecektir. Filmografisinin bir kaç filmini anıp, Ertem Eğilmez ismini duymamış olanları da ikna edelim, Hababam Sınıfı serisi, Gülen Gözler, Tosun Paşa, Süt Kardeşler ve daha nicesi.

Yeşilçam’ın bir nevi lokomotif gücü konumunda olan Ertem Eğilmez, bu gücünü dönem dönem göstermekten de geri durmamış, Tarık Akan’ın, Ertem Eğilmez’in baskısını kırabilmek için baya büyük uğraşlar gösterdiği bilinen bir gerçek. Bu kadar güç sahibi olan, bu kadar filmin yapım veya oluşum aşamasında yer alan Ertem Eğilmez, çektiği ilk acıklı diyebileceğimiz, ağlatan filmler kategorisine ekleyebileceğimiz Canım Kardeşim (1973) filmi için “çekmez olaydım” der bir dönem. O kadar çok komedi filmi çekmiştir ki; bu tarz bir filmle de anılmak istemez fakat döner dolaşır ve Canım Kardeşim filminden bile daha çok ağlatan bir yapıma imza atar; Aile Şerefi (1976). Bu filmden sonra da çok uzun bir süre sinema sektörünün içinde yer alır ve bundan dolayı bu tarz başka yapımlara da imza atar ama hiç biri bu kadar hüznü bir arada içinde barındırmaz dersek yeridir.

Ailenin Önemi

İstanbul’da su satarak geçimini sağlayan Sucu Rıza’nın (Münir Özkul) eşi Emine Hanım (Adile Naşit) çocukları ve damatları ile olan yaşamlarına kamerasını çeviren film, dönem sinemasının, hikâye konusundaki klişelerinden birçoğunu kendi içinde barındırır. Zengin-fakir, para-onur gibi dönem sinemasının vazgeçilmez karşıtlıkları üzerinden ilerleyen ve temasını bunlar üzerine kuran film, asıl gücünü ise oyunculuklardan ve birden fazla hikâyenin çok kısa bir süreye başarılı bir şekilde dağıtılmasından alıyor. Özellikle Münir Özkul isminin oyunculuğuyla harikalar yarattığı film, diğer oyuncuların da başarılı performansları ile aktarmak istediği duyguyu aktarmakta bir hayli becerikli oluyor. Aile kavramının önemine vurgu yapan, şerefli bir yaşam temasına yönelik de bolca mesaj içeren film, derdini ismiyle de çok iyi özetliyor aslında.

Rıza Bey’in küçük oğlunun bir araba tarafından ezilmesi ve oğlunun sakat kalmasıyla başlayan film, oğluna çarpan Oktay (Eriş Akman) ismindeki, zengin bir fabrikatörün oğlunun, hayatlarına zorla girmeye çalışması ve ailenin üyelerini buna engel olmaya çalıştıkça, zarar görmeleri üzerine ilerliyor. Rıza Bey’in kızı Zeynep’e (Itır Esen) vurulan ve onu elde etmek için uğraşan Oktay, babasının da gücüyle, yapabildiği, deneyebildiği her şeyi deniyor. Çok basit diyebileceğimiz bir tema üzerine kurulan filmin, izlemeyenler için asıl yıkıcı ve etkileyici gücünün, içeriğinde olduğunu söylemekte yarar var. Rıza Bey ve Emine Hanım’ın fabrikatör Fehmi Bey’den tokat yediği sahne, bir çok izleyicisi tarafından yıllar sonra bile hatırlanır mesela. Her denk gelindiğinde de Fehmi Bey’e karşı aynı nefretle bir daha izlenir.

Defalarca izlediğimiz film

Senaryosunu Suphi Tekniker‘in yazdığı, yönetmen koltuğunda Orhan Aksoy‘un oturduğu, yapımcılığını ise Ertem Eğilmez‘in üstlendiği film, yukarıdaki isimlere ek olarak, Şevket Altuğ ve Ayşen Gruda gibi büyük oyuncuları da kendi bünyesinde barındırıyor. Aynı dönem çekilen, Gülen Gözler, Neşeli Günler gibi filmlerle benzer kadrolara sahip film, içerik olarak ise bunlarla taban tabana zıt ilerliyor. Benim gibi Yeşilçam sevdalısı bir çok insanın şu ana kadar, en az birkaç kez izlediği ve her denk geldiğinde de bir daha izlediği bir film olan Aile Şerefi, Yeşilçam özlem duyan, eski günleri yad etmek isteyen veya yeni-yeni Yeşilçam ile tanışan herkesin izlemesi gereken, henüz katmayanların filmografisine mutlaka katması gereken bir film. İlk yayınlandığı yıllarda çok büyük bir başarı yakalayan ve izleyen herkesin ya çok beğendiği ya da hiç beğenmediği bu film hakkında bakalım sizin tutumunuz ne olacak?