15.08.2018

Yönetmen Koltuğu: Frank Capra

You Can’t Take It with You

“Para Beraber Gitmez” gibi kötü bir çeviriyle Türkiye’de tanınan film Capra çizgisinde klişeleşmiş bir temaya sahip ancak bu temayı veriş biçimi bakımından eşine az rastlanır cinsten. En iyi yönetmen ve en iyi film oskarlarını alan ve “Mr. Deeds Goes to Town” filmiyle de En İyi Yönetmen Oscarı’nı kucaklayan Capra, yalnızca 5 yılda aynı ödülü 3 kere alarak da bir rekora imza atmış aynı zamanda.

Hayal kurmanın, bu hayallerin peşinden gitmenin ve mutlu olmanın yolunu gösteren bir eser kabul edebiliriz. Türkiye’de emekli olmadan önce bir işte çalışarak dile kolay 45 yılımızı bu uğraşa adıyoruz. Bunun sevmediğimiz bir iş olması veya sadece para için katlandığımız bir iş olması fikri biz gençler için büyük bir problem. Sinemayı tutkum olduğu için seçmiş olmam ve bu film çok yakından ilişkili. Özellikle liselerde üniversite sınavı öncesi her öğrenciye izletilmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.

 

Why We Fight (Savaş Belgeselleri)

Savaşın içinden, birinci elden Amerikan halkına neden savaştıklarının anlatıldığı bir dizi belgesel filmdir. Dünyayı iki parçaya ayırarak (özgür dünya ve kölelik dünyası) bunların ayrı ayrı incelendiği, Amerika’nın “özgür dünya”daki yerini nasıl elde ettiği ve savaşmazlarsa ne olacağının anlatıldığı garip bir belgesel dizisidir. Garip dememin sebebi ise insanların bakış açılarındaki farklılıkları göstermesi açısından bende aydınlanma duygusu uyandırması olmuştur. Dünyanın farklı bir yerinde (ben) bu belgeselleri izlediğimde baktığım çerçeve ile Amerika veya İngiltere’de birinin baktığı çerçeve çok farklı. Bu bağlamda kimseyi; hatta Frank Capra’yı dahi insanüstü erdemli bir konuma koymanın mümkün olmadığını idrak ediyorum. Onun sıradan politik, ekmeğinin peşinde bir yönetmen olması fikri bana ne kadar korkutucu gelse de doğru olanın bu olduğu açık. Filmlerinin çoğunda yakaladığı çizgi onu ölümsüzleştirmiştir tabii ki bu ayrı bir husus ancak kendime idol kabul edebileceğim biri olmaktan uzak olması üzücüdür. Belki de her haliyle birini özümsemek yanlış. Çok insan tanıyıp hepsinden önemli değerler katmanın doğru olduğunu anlıyorum.