13.06.2017

Yönetmen Koltuğu: Gaspar Noé

Arjantin asıllı fakat Fransa’da büyüyüp eğitimini gören Gaspar Noé, yönetmen yardımcılığı ile başladığı sinema yolculuğuna kısa metrajlarla devam etti bir süre. Orta metraj olarak da tanımlayabileceğimiz Carne’den tam yedi yıl sonra ilk uzun metrajı ile seyirciyle buluşan Noé, birçok seyirciyi şok edecek bir filme imza attığını gösterdi. Bir kesim onun sert, aykırı sinemasından uzak durma kararı alırken bir grup da yeni yapımlarının yolunu merakla beklemeye koyuldu. Fakat Noé, asla bir Hollywood yönetmeninden beklenildiği gibi her yıl bir filme imza atmadığı gibi hayranlarını uzun yıllar sinemasına hasret bırakmayı tercih etmiştir hep. Böylece zaten sinemasına hayran olan kesimin merakını, isteğini de doruk noktasına çıkarmaktadır.

Noé, birçok aykırı yönetmen gibi sinemanın genel geçer kodlarını bozan, ahlaki saçmalıklara pabuç bırakmayan, seyirciyi mutlu edecek değil onları rahatsız edecek bir sinema anlayışını benimsemiştir bugüne kadar. Duymak istemediklerimizi, sürekli üzerini örtmeye çalıştıklarımızı inadına yüksek sesle söyleyen, kemiklerimizin her zerresinde gerilimi, acıyı hissettiren filmlerin mimarıdır o. Üstelik bu yaptığı sinemadan öylesine memnun, öylesine de barışıktır. Severek, özenerek ve samimiyetle yaratır her bir eserini Noé. Sonra da hiçbirini birbirinden ayırmadan kucaklar, sahiplenir, savunur. Elbette bu keskin, sert ve rahatsız edici tarzından dolayı bir kesimin nefretini kazanmıştır. Fakat onun karşısında benim gibi ona ve sinemasına aşık olan bir kesimi de kazanmıştır. İşte böylesine keskin hatlara sahip Noé’nin tüm filmografisine daha yakından bakmaya ne dersiniz?