13.06.2017

Yönetmen Koltuğu: Gaspar Noé

4)Seul Contre Tous (Herkese Karşı Tek Başına) – 1998

Noé’nin ilk uzun metrajı olan Seul Contre Tous, yedi yıl önce kamera arkasına geçtiği kısa filmi Carne’nin bir nevi detaylandırılmış hali aslında. Noé,  Carne’de değindiği konunun aynısına yine parmak basmakta. Fakat bu kez başkarakterimiz olan Kasabı (isminin ne olduğunu film süresince asla öğrenemiyoruz) daha yakından tanımamızı, onun kafasının içindeki tüm düşünceleri öğrenmemizi sağlıyor Noé bu filmde. Yalnız karakterin detaylandırılması, onu daha da yakından tanımamız sanılmasın ki karakter ile özdeşleşmemize yardımcı oluyor. Aksine karakterin her konuşması –ki durmadan konuştuğunu düşünürsek- ondan bizi bir adım daha uzaklaştırıyor. Ondan tiksinmemize, onu iç dünyamızda aşağılamamıza sebep oluyor. Tabii bunun en büyük sebebi de bana kalırsa bir nevi gerçeklerden kaçış, kabul etmeme ruh durumu ile ilgili. Zira karakter, tüm insanlığın aklından geçirdiği lakin modern dünyanın ayıplamasından, dışlamasından korktukları için söyleyemediği şeyleri çok rahat bir şekilde dillendiriyor. Kasap, insanlığın bastırmış olduğu duygularını seslendiren, eyleme geçiren, insanlığın kabul etmediği, kesip atmak, unutmak istediği yanını temsil ediyor.

İşte tüm bu sebeplerden dolayı birçokların perdede izlemeye bile tahammül edemediği bir filmdir Seul Contre Tous. Öz kızına cinsel istek duyan fakat aynı zamanda annesini, babasını hiç tanımamış, karısı tarafından terk edilmiş, birlikte yaşadığı kadın tarafından sürekli aşağılanan, haksız yere hapse atılan, yapayalnız karakterimizi anlamaya çalışarak, sorgulamadan, yargılamadan izlemek filmi hissetmenizi sağlayacaktır.