20.12.2016

Yönetmen Koltuğu: Jane Campion

2) An Angel at My Table (Masamdaki Melek) – 1990

An Angel at My Table, Campion‘un erken dönem eserlerinden. Bu nedenle de çoğu kısmı Yeni Zelanda’da geçen, yönetmenin samimiyetinin, içtenliğinin zirvede olduğu filmlerden. Janet Frame adlı yazarın kendi hayatını kaleme aldığı üç kitabın üç epizot olarak film haline getirildiği 158 dakikalık, tadına doyulmayan bir yaşam öyküsü olan bu film, Yeni Zelanda’da başlayıp Londra ve İspanya ile devam ederken yine Yeni Zelanda’da son buluyor. Sekiz yılını yanlış teşhisten dolayı akıl hastanesinde geçiren, iki kardeşini de aynı trajik son ile yitiren, yoksul bir ailenin çocuğu olan Janet Frame, sıra dışı hayat öyküsüyle seyirciyi kendine bağlıyor.

Kabarık turuncu saçları, kilolu yapısı, asosyal kişiliği ile hep bir kaybeden olarak çıkıyor karşımıza. Tabii onun bu yalnızlığı, hayat karşısındaki tutunamaması onu yazmaya yöneltiyor. Üstelik ilk denemesinde basılan, ödüller alan roman ve öykü kitaplarını yazmaya yöneltir.  Janet’in çocukluğundan orta yaşlarına kadar devam eden filmde dönemin sosyo kültürel durumundan, ikinci dünya savaşına, tıp ve bilim alanındaki çalışmalara kadar birçok şeyi de takip etmiş kıtalar arası yolculuklara çıkmış oluyoruz. Elbette tüm bunları yaparken Campion, her daim Janet’i kamerasının odak noktası yapmaktan vazgeçmiyor. Janetsiz bir sahne izlemiyor, onunla özdeşlik kurmadığımız bir an yaşamıyoruz. Bizimle tanıştırdığı birbirinden renkli kadınlardan, hakkında en çok şey öğrendiklerimizden biri olan Janet’in yaşam öyküsü tüm kadınlara örnek teşkil edecek türden kesinlikle.