20.12.2017

Yönetmen Koltuğu: Joachim Trier

2)Reprise (Tekrar) – 2006

Trier’in ilk uzun metrajı olan Reprise, muhtemelen kendisinin hayatından da çokça esinlendiği bir film. Zira Eskil Vogt ile birlikte senaryosunu kaleme aldığı filmde çok yakın iki arkadaşın” yazma” ile ilgili mücadeleleri perdeye gelmekte. Üstelik karşımıza çıkan karakterler sadece bu iki yazma sevdalısı arkadaş Philip ve Erik değildir. Okul yıllarından itibaren arkadaş olan birbirine oldukça bağlı bir arkadaş grubu ve onların tadından yenmez entelektüel muhabbetleri perdede yer bulur kendine. Müzisyenlik, yazarlık gibi tutkuları olan, kitap okumanın ve müzik dinlemenin hayatlarının en önemli uğraşı olarak belleyen bu grubun gündelik muhabbetleri bile filme bağlanmamız için bir sebep.

Bu tutkulu karakterlerden Philip’in varoluş sancılarınun hüznü filmi esir almaya çalışsa da muhteşem diyaloglar ve esprilerle yerle yeksan oluyor tüm kasvet. Üstelik eğer edebiyata meraklı bir izleyiciyseniz yazar isimleri ve başyapıt değerindeki eserlerden yapılan alıntıların ağızdan salyalar akıtması da garanti. Açıkçası filmi izlerken Trier ve Vogt ikilisine duyduğum hayranlık kat be kat arttı sırf bu edebi sohbetlerden dolayı. Peki, bu ikilinin filme yansıyan tek tutkusu edebiyat ve müzik mi? Elbette değil. Trier’in bir başka tutkusu da filme sirayet etmekte: Fransız Yeni Dalgası’nın birçok özelliği buram buram hissediliyor. Biçem olarak filmi ele geçiren Fransız Yeni Dalgası aynı zamanda Fransa’ya çıkılan seyahatler ve Kari isimleriyle Godard ve eski eşi Anna Karina’yı da akla getiriyor.

Üretme tutkusu, varoluş sıkıntısı, gitmek ile kalmak arasındaki kararsızlık, aşklar ve daha niceleriyle bir grup genç erkeğin olgunlaşma sürecine bizi ortak eden İstanbul Film Festivali tarafından da Altın Lale’ye layık görülen Reprise oldukça seyirciyi teslim almaya aday bir ilk göz ağrısı.