20.12.2017

Yönetmen Koltuğu: Joachim Trier

3) Oslo, 31. August (Oslo, 31 Ağustos) – 2011

Oslo’nun çeşitli mekânlarıyla bizleri buluşturan görüntüler ve bu görüntülere eşlik eden geçmiş anıların çeşitli kişiler tarafından dillendirilmesi ile etkili bir giriş ile başlar Oslo, 31 August. Her ne kadar Anders adlı bir karaktere odaklanan bir film olarak gibi algılansa da aslında Oslo şehri ve Anders özelinde üst-orta sınıfın orta yaşlarına gelmiş bir kesiminin portresini sunmakta film. Uyuşturucu bağımlısı olan ve uzun bir tedavi sürecinin neredeyse sonuna gelmiş Anders, yeni hayatına başlamanın ilk şartı olan iş meselesini halletmek için bir günlüğüne dışarıya çıkar. İş başvurusu yapmak için 30 Ağustos’ta yollara düşen Anders, bu bir günün oldukça etkili kullanır. Dostunu görerek başladığı güne iş başvurusu yaparak (yapmayarak mı demek gerek yoksa?), kız kardeşinin sevgilisi ile görüşerek, eski sevgiliye mesajlar bırakarak,  arkadaşlarının olduğu partiye giderek devam eder. Bu süreç içerisinde zaten umutsuz olan Anders daha da aşağı çekilir.

Geçmiş ile ilgili akıllarda kalan naif anıların dillendirilmesiyle başlayan film, gittikçe şimdinin monotom, umutsuz hayatlarına evrilir. Bu evrimle seyirci olarak bizleri de derin bir mutsuzluğa ve umutsuzluğa sevk eder. Evli ve çocuklu olanların rutin hayatı, evli olup da çocuğu olmayanların umutsuz bekleyişi ve daha niceleri… Kimsenin aslında Anders’den daha mutlu bir hayatı yoktur. Ama her şeye rağmen sürdürmeyi seçmişlerdir. Ama Anders…

Trier’in Pierre Drieu La Rochelle’ nin Le Feu Follet adlı kitabından uyarladığı, çokça edebi sohbetlere de ev sahipliği yapan bu tek günde geçen muhteşem film, ana karaktere hayat veren Anders Danielsen Lie’nin takdir edilesi oyunculuğuyla daha da parlıyor.