13.01.2021

Yönetmen Koltuğu: Luchino Visconti

Yusuf YETİŞ

Yeni-Gerçekçiliğin İtalyancası ya da “Don Luchino Visconti”

“İnsanın gerçek doğasını ve o doğayı nasıl anlatacağımın bilgisine sahipsem, bir duvara karşı bile film çekebilirim.”

2 Kasım 1906 altı günü İtalya’da dünyaya gelen Luchino Visconti; aynı zamanda Yeni-Gerçekçiliğin de anavatanı olan İtalya’da, bu türün ilk örneklerini sunarak sinemaya önemli bir giriş yapar. Mussolini döneminin “beyaz telefon filmleri”dönemine bir tepki olarak doğan Yeni-Gerçekçilik akımı, kuruluşu itibariyle politik bir tavır içerisinde olur ve temsilcileri de bu tavrın temsili olarak sahnelere adım atar. Michelangelo Antonioni, Gianni Puccini, Cesare Zavattini ile birlikte sinema eleştirmenliğinden sahnelere adım atan Visconti, sıkı bir İtalya Komünist Partisi destekçisi olarak da, politik duruşundan hiç ödün vermez.

Çocukken dört kez evden kaçan ve bunun karşılığında, ceza olarak, babası tarafından askeri okula gönderilen Visconti, süvari birliğinde olması nedeniyle atlara merak sarar ve dönüşte babasının çiftliğinde at yetiştirmeye başlar. Bu macerası sinemaya olan tutkusu nedeniyle kısa sürer ve Jean Renoir ile çalışabilmek için harekete geçer. Hayatı boyunca Jean Renoir ile çalışma imkanına erebilmiş, Fransız Yeni-Dalga akımının bir önceki nesli olarak görülen Yeni-Gerçekçilik akımının kurucuları arasında yer almış ve sadece yönetmen olarak bile yirmiye yakın filme imza atmış olan Visconti, ne yazık ki bundan tam 41 yıl önce, 1976 yılında aramızdan ayrıldı. Bize mirası olan sineması ise hala orada ve çoğumuzun onu keşfetmesini bekliyor.