30.07.2018

Yönetmen Koltuğu: Richard Linklater

Linklater’ın üzerine düşünülmesi, konuşulması gereken beş filmi…

Slacker (1991)

Richard Linklater’ın dağıtıma çıkan ilk filmi ve onu müjdeleyen ilk yapım diyebiliriz Slacker için. 1990 yılında çektiği ve kendi kasabasında geçen Slacker, aylaklığa övgü olarak anılabilir. Linklater’ın çoğu birbirine organik bağlarla bağlı filmlerinin ilk halkasının Slacker olması bile filmi izlemek için bir sebep. Örneğin bir sonraki filmimiz Waking Life’da yine takside gördüğümüz Richard Linklater, Slacker’da açılışı yapan kişi. Filmin de derdini açıklayan kişi aslında. Takside verdiği Wizard of Oz örneği ile hep başka olabilecekken tek bir gerçekliğe bağlanan filmlerden biraz sapacağının açıklamasını yapar Linklater bize.

Hep bir yol vardır, biri seçilir ve film onun üzerinden ilerler. Peki her kavşakta gidilebilecek diğer yollar? İşte bize o yolları da göstermeye çalışır Linklater. Birbirine teğet geçen insanlar, yollar, küçük olaylar ve gözlemler yaratır kamerasıyla. Kamera adeta bir gölge gibi izler insanları. Büyük dertleri yoktur Slacker’ın. İnsanı olduran dertler için de zaten uzağa bakmaya, olayları süslemeye gerek yoktur. Filmde tek bir gerçeklik yoktur, kameranın değdiği insanlar kadar hatta daha fazla gerçeklik vardır. Bu yönünü belirleyememe değil bir tercihtir, bir karşı duruştur. Tıpkı aylaklığın da çalışmak karşısında bir tercih, bir karşı duruş olması gibi.