28.02.2018

Yönetmen Koltuğu: Ümit Ünal

3)Ses (2010)

Ümit Ünal’ın başkasının yazdığı senaryoya yönetmenlik yaptığı ilk ve tek filmdir Ses. Uygar Şirin’in senaryosunu yazdığı Ses, yerli sinemada yine örneğine pek rastlayamadığımız bir türde. Psikolojik gerilim türünde çekilen Ses, Mehmet Günsür ve Selma Ergeç‘i perdede buluşturuyor. Korku filmlerini gerçekten çok korktuğu için izleyemeyen Ünal’ın seyircinin adeta kanını donduracak anlara ev sahipliği yapan bir filme imza atmasına ne demeli bilemiyorum. Ünal, bu durumun tam da böyle olması gerektiğini söylüyor. Korkan birinin korkutmasının daha muhtemel olduğunu belirtiyor Ünal.

Birtakım korkuları olan, rüyalarıyla her gece boğuşan Derya, bazı sesler duymaya başlar. Bu seslerin zamanla tamamen hâkimiyeti altına giren Derya, aynı zamanda çocukluk arkadaşı Onur ile de kopukluk yaşayan ilişkisini geliştirir. Bu süreçte hem kendi sırrını hem de Onur’un sırrını öğrenen Derya, bitap düşmüş bir halde veda eder bizlere.

Ünal her ne kadar kamerasını bu kez dışarıya, farklı mekânlara taşısa da yine de filmin ana mekânı olarak Derya’nın doğup büyüdüğü ve şimdi de yaşadığı ev oluyor. Her köşesi farklı bir hatıra, kopuk kopuk hatırlanan hatta hiç hatırlanamayan yaşanmışlıklarla dolu olan ev, Derya’nın geçmişiyle yüzleştiği anlara da ev sahipliği yapıyor.

Ünal’ın belki de filmografisinin en zayıf halkalarından biri olan Ses, yine de yerli sinemanın pek de hemhal olmadığı bir türe ait olması ve bunu da eli yüzü düzgün bir şekilde kotarması nedeniyle görülmeyi hak ediyor. Günsür ve Ergeç’in performansı ve uyumu da filme olumlu anlamda katkıda bulunuyor.