19.02.2020

Yüzleşme Zamanı: For Sama

Uluslararası alanda birçok ödül alan ve adaylığı olan “For Sama” Halep Kuşatması’nda bir annenin savaşa ve hayata bakışını küçük bir bebek üzerinden anlatıyor. Belgesel boyunca sadece Waad’ın değil daha birçok annenin neler yaşadığına tanık oluyoruz.

Kurguyla izleyici filme dahil ediliyor

Belgeselde doğrusal bir zaman kurgusunda daha çok konuya göre bir ileri bir geri sıçramalar tercih edilmiş ki bu da izleyicinin kuşatma hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlıyor. Nisan 2012 de Halep Üniversitesi’nde başlayan hikâye Aralık 2016’da kuşatmanın bitmesiyle son buluyor. İdealist, devrimci ruha sahip gençlik ayaklanmasının toplumsal bir harekete evrilmesi ve mevcut otoritenin bunu askeri güçle bastırmak isteyişi ve bunun Halep’de bir direnişe dönüşmesi olayları direk yaşamış olan filmin yönetmeni Waad Al-Kateab tarafından gerçek görüntülerle olabilindiğince yalın anlatılıyor. Sürekli hareket eden kamera, koşturan insanlar ve savaş ister istemez izleyiciyi filmin bir parçası haline getiriyor. Bu noktada film amacına ulaşıyor izleyici ister istemez tüm bunlar olurken biz neredeydik sorusunu soruyor.

Filmde savaş ve psikoloji

For Sama’da davasına inanan, bunun için çeşitli fedakarlıklar yapan insanları görüyoruz. 2016’nın son aylarına kadar hala umutları var ama kuşatma yiyecek ve barınma gibi temel ihtiyaçları karşılamalarını önlerken bir yandan da ne zaman nerenin bombalanacağının bilinememesi sürekli ölüm riskiyle yaşamak demek ki bu da insan psikolojisinin uzun vadede kaldırabileceği bir şey değil. Hele işin içinde çocuklar varsa.

Belgeselde insanların psikolojisini yakından gözlemleyebiliyoruz. Kendi içlerinde bir espri anlayışı geliştirdikleri gibi kurdukları hastanede tedavi etmeye çalıştıkları insanlara duydukları bağlılık hissedilebiliyor. Ölen yüzlerce insan ve çocuk, geride kalanların verdikleri tepkiler o kadar gerçek ki izleyici aynı dünyada yaşadığına hayret edebilir. Her gün yinelenen insan parçaları ve kan. Bu noktada belgesele şiddet pornografisi eleştirisi yapılabilir ama bir şeylerin farkına vardırmaya çalışan bir yapımın konu savaşken bu yöntemi kullanması şaşırtıcı değil. Dünyada yaşayan herkesin yüzleşmesi gereken bir konu olduğu açıkça belgeselin yapısından anlaşılıyor.

Çocukların dahil edildiği bir savaş

Sama, Halep Kuşatması sırasında dünyaya gelen bir bebek ve kuşatma altındakilerin yaşayan umudu gibi. Yönetmen Waad Al-Kateab annesi. Yönetmenin anne olduktan sonra savaşa ve verdikleri mücadeleye bakış açısının değiştiği kameranın işleyişinden anlaşılabiliyor ki kimi zaman Waad bunu açıkça dile getiriyor. Ölmekten çok Sama’nın ölmesinden korkuyor. Bu korkusu çekimlerine de yansıyor ve izleyiciye birden çok çocuk ölümü göstermeyi tercih ediyor. Bu seyirciye gerçekleri göstermenin tercih edilen bir biçimi olmasının yanında Waad’ın anne olarak ölümle yüzleşmeye çalışması gibi duruyor.

Yaşam ve ölüm her an bir arada

For Sama’nın ilginç yönlerinden biri de savaş sürüyor olsa da hayatın da aynı şekilde akıyor olması. Savaş dolayısıyla oluşan imkansızlıklar insanları birbirine yakınlaştırıyor. Beraber vakit geçiriyorlar. Evleniyorlar, yeni bebekler doğuyor, çocuklar savaş kalıntılarıyla eğlenmeye devam ediyor, bodrum katta da olsa eğitim almaya devam ediyorlar. Yaşamla ölümün her an aynı anda aynı yerde olduğu bir kaos ortamıyla anlatılıyor. İzleyicinin bir kaos olmadan normal hayatlar yaşayan insanlar olarak bunun farkında olması güç ama hayatın normal akışının zaten bu olduğunu rahatça hissedebilir.

Son derece güncel ve uluslararası bir durumu bu kadar içeriden gözlemlemeye fırsatı sunan For Sama sinemaseverlerin dışında tüm dünya insanlarının izlemesi gereken bir yapım. Çünkü bu yapımla izleyicide oluşan duygulanım tüm insanların ortak paydasından biri olma niteliğinde. Bulduğunuz yerde izleyin ve yaşatıldığınız dünyayla yüzleşin.