29.04.2018

Zamanla Soğuduğumuz Yönetmenler

İbrahim TOSYALI

Kathryn Bigelow

Kathryn Bigelow’dan soğumam zamansal olarak filmografisiyle paralel ilerlemedi. Hatta ilk olarak Hurt Locker’ı izleyip sevmiştim. Ancak o dönem filmi kimin çektiğini umursamıyordum bile. Sinemaya ilgim arttıkça geçmiş dönemden daha çok film izlemeye başladım ve Near Dark, Strange Days, Point Break gibi filmleriyle tanıştım. Hem içerik hem biçim anlamında bana hitap eden bu yönetmenin Hurt Locker tercihini yadırgamaya başlarken devamında gelen Zero Dark Thirty ile hayal kırıklığım arttı.

Bigelow’dan soğuma sebebim propaganda barındıran ya da ortayolcu politik filmler çekmesi değil. Politik filmler çekmesi. ABD’yi kutsamak yerine eleştirse de pek takdir etmezdim çünkü o ilk dönem işlerinde bambaşka türlerde bana verdiği keyfi politik hiçbir filminde veremeyecek.

 

Darren Aronofsky

Sinemaya ilgimin arttığı dönem en sevdiğim yönetmenler arasındaydı. Black Swan‘la tanıyıp filmografisinde geriye doğru giderek (belki biraz The Wrestler hariç) tüm filmlerinde büyülenmiştim. Yeni filmini büyük merakla beklemeye başlamışken Aronofsky önce Noah ile vasatın altında bir filmle geldi, son olarak Mother! “saçmalığı” ile de kendinden iyice soğuttu. Kişisel dertlerinin peşinden giden yönetmenleri severim ancak bu durum Aronofsky’de terse döndü.

Son yıllarda filmlerinin dışında basında yaptığı açıklamalar ve çıkan haberler de bu soğumaya cüzi bir katkı sağladı.

Guillermo Del Toro

Cronos’la başlayıp Pan’s Labyrinth’le zirveyi gören Guillermo Del Toro’nun bu süreçte çektiği Blade 2 ve Hellboy‘u dahi çok seviyorum. Devamında gelen Pasific Rim, Crimson Peak gibi filmlerini çok tutmasam da Del Toro’nun hesapsız hareket etmesi ve dilediği filmi çekmesini hep takdir ettim. Ancak tek bir film ve sezondaki hareketleri ile Del Toro kendinden soğutmayı başardı.

The Shape of Water ile ilgili en rahatsız olduğum konu vasat bir filmin bu kadar takdir görmesi değil. Del Toro’nun bu denli ödül kokan, hesaplı bir projeye imza atması. Filmi izlerken dahi ne amaçla konulduğu fark edilen sahneler, hareketler o kadar itici ki… Üstüne yönetmenin kendi Twitter hesabından ödül sezonu boyunca yaptığı paylaşımlar ve reklam da eklenince ortaya katlanılmaz bir figür çıktı.

The Shape of Water hiç ödüllendirilmese dahi farketmezdi. Şimdi sen de herkes gibisin Guillermo…