07.11.2022

12. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde Kaçırmamanız Gereken 10 Film

Ülkemizde tür festivali denince akla ilk gelenlerin başında gelen Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali bu yıl 18-24 Kasım tarihleri arasında 12. kez gerçekleştirilecek. Sinemanın toplum için bir ayna olduğu düşüncesi ve adaletin bu aynadan yansımasının önemine olan inancıyla gerçekleştirilen festival, adalet kavramına her zamankinden daha çok ihtiyacımız olan bugünlerde hiç kuşku yok ki çölde bir vaha oluyor. Bu yılki gösterimlerinin Atlas Sineması, Kadıköy Sineması ile AKM Yeşilçam Sineması’nda gerçekleştirileceği ve GAİN Medya’nın ana sponsoru olduğu festival, uzun-kısa-belgesel toplam 40’tan fazla filmden oluşan bir program sunuyor. Tam biletlerin fiyatları gündüz (11.30 – 13.30) seanslarında 10 TL, akşam (16.30 – 19.00 – 21.30) seanslarında 15 TL olarak belirlenen festivalde öğrenciler ise tüm seanslar için sadece 7 TL’ye bilet alabilecek.

Ben de bu yazımda kaçırılmaması gereken 10 filmi derleyerek liste yapmakta zorlananlara ve henüz listesini hazırlamayanlara yardımcı olmaya çalışacağım. Hazırsanız başlayalım:

1- 1976

Festival programından önereceğim ilk yapım, seyircisini Şili tarihinde bir yolculuğa çıkaracak olan Manuela Martelli imzalı 1976. Prömiyerini bu yıl Cannes’da gerçekleştiren film, Şili’de Pinochet döneminde yaşayan bir kadının, kadın düşmanlığı ve yolsuzluğa karşı verdiği mücadeleyi konu ediniyor.

2- An Cailín Ciúin (Sessiz Kız)

Colm Bairéad’in prömiyerini Berlin’de gerçekleştiren ilk uzun metrajı An Cailín Ciúin, listemizde kendine yer bulan işlerden biri. Film, annesinin doğumunun yaklaşmasından dolayı akrabalarının yanına gönderilen 9 yaşındaki Cáit’in burada yaşadığı süreci aktarıyor.

3- Baqyt (Mutluluk)

Yönetmenliğini Askar Uzabayev’in yaptığı ve prömiyerini bu yıl Berlin’de gerçekleştirilen Baqyt, festivalin dikkate değer işleri arasında yer alıyor. Film, Kazakistan’ın küçük bir sınır kasabasında yaşanan kısır bir aile içi şiddet döngüsünü konu alıyor.

4- Birlikte, Yalnız

Festivalin kaçırılmaması gerekenler arasında hiç kuşku yok ki kısa filmler de yer alıyor. Onlar arasında öne çıkan ise Kerata ve Yağmur Olup Şehre Düşüyorum adlı kısa filmleriyle yerli ve yabancı birçok festivalden ödüllerle dönen Kasım Ördek’in yeni kısa metrajı olan Birlikte, Yalnız. Başrollerinde Ecem Uzun ile Mert Doğan’ın yer aldığı ve prömiyerini bu yaz Saraybosna’da yapan film, yasa dışı işlere bulaşan iki genç sevgilinin bir günlerine odaklanıyor.

5- Bir Zamanlar Gelecek: 2121

Yerli sinemamıza dair örneklerin kaçırılmaması gereken festivalde yer alan Serpil Altın imzalı Bir Zamanlar Gelecek: 2121, es geçilmemesi gereken işlerden biri. Türkiye’nin ilk sürdürülebilir (yeşil film / prodüksiyon ilkelerine sadık kalmaya gayret eden) film girişimi olma özelliğini de taşıyan yapım, gelecekte iklim krizinin yol açtığı kıtlık sebebiyle insanlığın kendini içerisinde bulduğu yeni koşullarda hayatını sürdüren bir ailenin hikâyesini anlatıyor.