21.10.2020
8. Boğaziçi Film Festivali’nin Kaçırılmaması Gereken 8 Filmi
3- Ironbark (The Courier – Kurye)
Festivalin Galalar bölümünde yer alan bir diğer film olan Ironbark ise sizler için önereceğim bir diğer yapım. Dünya prömiyerini bu yılın başında 16. Sundance Film Festivali’nde yapan filmin en dikkat çeken özelliği ise başrolünde başarılı oyuncu Benedict Cumberbatch’in rol alması. İş adamı Greville ve kuralcı ama sıcakkanlı bir ev hanımı olan eşi Sheila, İngilizlere özgü sade bir yaşam sürüyordur. Bir köstebeğin Sovyetler Birliği hükümetine sızdığını öğrenen Britanya istihbarat ajanı Dickie Franks ve CIA çalışanı Emily Donovan, sıradan yaşantısı sebebiyle göreve Greville’i çağırır. Kendini siyasi çatışmaların içinde bulan adam bir yandan Küba Füze Krizine son vermeye çabalarken, diğer yandan muhbiri Oleg’le yakınlaşır. Sheila’nın gizli görevden şüphelenmesi ve Sovyetlerin komployu fark etmesiyle Greville hiç de sıradan olmadığını kanıtlayacaktır.
4- Mavzer
Festivalin Ulusal Yarışma bölümünde yer alan Mavzer de yarışmanın ağır toplarından biri olarak dikkat çekiyor. Dünya prömiyerini bu sene 26. Saraybosna Film Festivali’nde gerçekleştiren film, Türkiye prömiyerini ise 27. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde yapmış ve burada üç ödül birden kazanmıştı. Orta Anadolu’da bir dağ köyünde yaşayan Veysi, bir sabah oğlu Mustafa ile koyunlarının bulunduğu ağıla gider. O esnada bir kurt sürüsü ağıla saldırır ve Veysi’nin koyunlarının büyük bir kısmı telef olur. Saldırı sonrasında koyunlarını ve kendisini korumak için bir Mavzer edinmeyi kafasına koyan Veysi, kasabadaki silah satıcısından bir söz alır. Silah satıcısı, eğer kurtlardan birkaçını öldürürse Mavzer’i hediye edeceğini söyler. Veysi kurtların peşine düşer. Dişi ve yavru kurdu vurmayı başaran Veysi gururla köyüne döner. Köye döndüğünde babasının cenazesi ile karşılaşır. Ardından kendisini kardeşi ile girdiği bir miras kavgasında bulur. Dişisini ve yavrusunu kaybeden erkek kurt da bu kavgadaki yerini alacaktır.
