21.10.2020

8. Boğaziçi Film Festivali’nin Kaçırılmaması Gereken 8 Filmi

7- My Salinger Year (Salinger Yılım)

Festivalin Galalar bölümünde yer alan My Salinger Year programda yer alan bir başka dikkate değer film. Dünya prömiyerini bu Şubat ayında 70. Berlin Festivali’nde yapan film, J.D. Salinger’ın ajansında çalışan hevesli bir gencin hikayesine odaklanıyor. Joanna’nın hayali yazar olmaktır ancak 90’ların New York’unda bu engebeli bir yoldur. Genç kadın, edebiyat ajanı Margaret’ın asistanlığını yapmaya başlayınca işine dört elle sarılır. Susmayan telefonlara, eski kafalı ve inatçı patronunun taleplerine rağmen hevesini korumayı başarır. Ajansta olup biten her şey tek bir kişinin, kült yazar J.D. Salinger’ın etrafında dönüyor gibidir. Hayran mektuplarını yanıtlayan Joanna, Salinger’ın hayaleti olarak kendi özgün üslubunu aramaya koyulur ve olaylar gelişir.

8- Zana

Festivalin Uluslararası Yarışma bölümünde yer alan Zana ise programdan önereceğim sekizinci ve son film. Antoneta Kastrati’nin dünya prömiyerini geçtiğimiz yıl 44. Toronto Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştiren ilk uzun metraj filmi, Kosovalı bir kadının hamile kalma baskısı altında savaş döneminden gelen travmalarıyla yüzleşmesini anlatıyor. Geçmişin yüklerinden bir türlü kurtulamayan Kosovalı bir kadın, çocuk doğuramadığı için ailesinden şifacılara gitmesi yönünde baskı görürken, annelik beklentilerini savaştan doğan vahşetin kalıntılarıyla uzlaştırmak için çabalar.

Tüm sinemaseverlere şimdiden keyifli festivaller dilerim.