24.08.2022

Fransız Sinemasının “En Güzel” Armağanı: Juliette Binoche

Trois Couleurs: Bleu (1993) (Üç Renk: Mavi)

Gözümdeki en güzel oyunculuğu Mauvais Sang filmindeki Anna karakteri ise, bu da en büyük oyunculuğudur. Hem Kieslowski’nin hem de Binoche’un kendi sinemalarının zirvelerine ulaştığını düşündüğüm filmdir bu film. Bazı otoriteler tarafından gelmiş geçmiş en iyi film olarak bile nitelendirilmiştir. Spielberg’in Jurassic Park filmi için yaptığı teklifi reddedip, Kieslowski ile bu film için anlaşan Binoche, ne de güzel yapmış diyeceğimiz bir harekete imza atıyor çünkü bu film Binoche olmadan bu kadar güzel olamazdı. Bir kaza sonucu kızını ve besteci olan kocasını yitiren Julie karakterine hayat veren Binoche, Julie’nin yaşama tutunma çabasının ve intihara meyletmesine kadar ilerleyen duygusal çöküntüsünün anlatıcısı konumunda yer alıyor. Elini yumruk şeklinde yapıp duvara sürterek ilerlediği sahne ise bir oyunculuk dersi olarak akıllardaki yerini alıyor. Kieslowski’nin şekerin erime süresine dahi dikkat edip ona göre şeker seçmesi ne kadar minimalist bir yönetmen olduğunun kanıtı, kısaca söylemek gerekirse Binoche bu işin altından kalkamasaydı zaten olmazdı bu film. İyi ki de kalkmış, iyi ki de olmuş bu film.