07.05.2017

Hollywood’un Kara Lekesi: Kara Liste Filmleri

Charlie Chaplin sinemanın henüz emekleme çağlarında adım attığı ABD’ye bir daha dönmedi. Orson Welles Avrupa’da uzun yıllar gönüllü bir sürgün hayatı yaşadı. Jules Dassin ve Joseph Losey gibi isimler de hakeza. Hatta çoğu sinemasever Dassin’i bir Fransız, Losey’i ise bir İngiliz belledi.

Yukarıda sayılan isimlerin sinema tarihindeki yerleri malum ama onların bir diğer diğer ortak noktaları vardı, özellikle 1950’lerde ABD’de adeta bir histeri halini alan anti-komünist propagandanın hedefleri olmaları.

Elbette sadece bu isimler değil ve sadece sinemacılar değil aralarında yazarlar, müzisyenler, akademisyenler, sendikacılar hatta bürokratların da bulunduğu binlerce insan bu “Cadı Avı”nın kurbanı oldu.

Senato bünyesinde kurulu bulunan HUAC’nın (House Committee on Un-American Activities – Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi) damga vurduğu bu dönemde doğrudan bir politik kimliği olsun olmasın binlerce insan yersiz gerekçelerle ifade vermeye, meslektaşlarını ihbar etmeye zorlandı. Yüzlerce insan işsiz kaldı. Kariyerleri, hayatları onarılmaz hasarlar aldı.

The North Star

Yönetmen: Lewis Milestone

Milestone gibi önemli bir yönetmen, Andrews, Baxter, Huston gibi dönemin kayda değer yıldızları ve RKO gibi büyük bir stüdyo.

II. Dünya Savaşı sırasında Ukrayna’da bir köyün Nazilere karşı gösterdiği direnişin hikâyesi.

Hollywood’un büyük stüdyolarının elinden çıkma, savaşın en sıcak zamanlarında müttefik Sovyetlere selam gönderen bir avuç “sipariş” filmden en meşhur olanı.

Savaşın bitmesiyle beraber rüzgârın tersine dönmesi çok vakit almayacak ve bu örneklerin yerini “I was a Communist for the FBI”, “I Married a Communist” gibi isimlerinin dahi hakkında yeterince fikir verdiği filmler alacaktı.