26.01.2018

KuirFest’in İçinden Geçenler, Birileri, Oradan, Buradan

Haber: Zekican Sarısoy

7. Pembe Hayat KuirFest bugün itibariyle İstanbul yolculuğuna başlıyor.

Festival’in bu seneki programına şuradan erişebilirsiniz.

“Ankara merkezli festival bu sene, geçtiğimiz ay Ankara valiliği tarafından şehir genelinde LGBTİ+ etkinliklerine getirilen süresiz yasağa takıldı. Pembe Hayat ve Kaos GL’nin, kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması için açtığı dava sürüyor, henüz bir sonuç alınmadı. Bu esnada Pembe Hayat, herhangi bir yasal engel söz konusu olmadığı takdirde festivali İstanbul’da gerçekleştirme konusunda kararlı, hatta Ankara’da düzenlenmesi planlanan gösterimler ve bir panelin de buraya taşınması söz konusu. Amaçlarının kültür sanat alanında LGBTİ+ mücadelesini devam ettirmek olduğunu söyleyen ekip İstanbul’da sizi bekliyor olacak”

Biz de bu vesileyle en başından beri onu takip edenlere, kendine dair bir şey bulanlara, konuğuna, yolcusuna ya da bunlar şöyle dursun kuirfest için koşturanlara bir soralım istedik. Senin için en komik hikayen ne dedik, lubunya hadi söyle: “Senin en güllümler güllümü anın nedir?”

Janset Kalan

Bilmem, genelde katıldığım zamanlar hep çalışan biri olduğum için arkadaşların bağrış çağrışından pek gullüm hatırlayamıyorum:) Ha bir de şey var. 2016 KuirFest’te gacivari olup gitmiştim süslenip, püslenip. Kafama da kısa saç kesimi olan bir peruk takmıştım. Ayta Sözeri ve Baran beni görüp kız emekli öğretmenlere benzemişsin demişlerdi.

Derin Akıllı

Benim öyle ahahahha dediğim bir anım yok bir tanem. Dönüm noktam çünkü lubunyalığın sanat haliydi benim için ve dumura uğramıştım. Yazdım hatta köşe yazımda da geçen sene:)

Umut Güner

Kuir festival için benim “güllümlü” bir anım yok ama kendi adıma her daim mutlu olduğum bir etkinlik oldu. Öncelikli olarak Ankara’yı güzelleştiren bir etkinlik olmasının yanında, şimdiye kadar hareketin içinde yapılmayan bir alanda faaliyetinin oluyor olması onu bizi zenginleştiren, hepimize iyi gelen bir etkinliğe dönüştüyor. Pembe Hayat derneğinin yönetim kurulu üyesi olduğum dönemde, kuir festivalin açılışına davetiye gelmediği için açılışa gelemediğini söyleyen arkadaşlara içten içe çok gülüyordum. Çünkü, kuir festivalin açılışı her ne kadar davetiyeli olsa da bütün lubunyalar doğuştan davetli gibi geliyorlar ve “kim takar davetiyeyi, kim takar protokolü” diyerek isteyen istediği yere otuyordu.

Doğu Kan

Aslında çokça komik ve güzel anım var Kuirfest ile ilgili, ama en unutamadığım ve biraz trajikomik olanını anlatacağım. Benim için baya güllümdü ve utanmıştım sonradan. Tabii anlattıktan sonra kahkahakar eşliğinde naptın yav sen bakışlarına maruz kalmıştım. Olay şöyle, 5. Pembe Hayat Kuirfest zamanındaki açılış partisi Eski Yeni’deydi ve ben her zamanki gibi kapıda bilet satıyorum. O dönemde ankara etkinlikleri için yurt dışından yönetmenler gelmişti, herkes yavaş yavaş geldi malum bu partiler aynı zamanda dayanışma etkinliği olduğu için hep kalabalık geçer. Misafirlerimizden aynı anda üçü birlikte geldi, içeriye girecekleri zaman onları durdurdum ve parti biletli deyip onlara bilet satmıştım. Olayın üzerinden biraz vakit geçip de ortalık durulunca aklım başıma geldi ve ulan ben naptım dedim. Sonra gidip durumu Esra ve Bilge’ye anlattığımda şok geçirerek kahkaha atmışlardı, niye öyle bir şey yaptın dediler. Ben de o an çok kalabalıktı ve misafir oldukları aklımdan çıktı ve öyle yaptım dedim. Sonra onlara içki ısmarlamıştım:)

Buse Kılıçkaya

KuirFest’in ilk açılışında hepimiz ne giyeceğimizin peşine düştük… Yapılan KuirFest ve Türkiye’de kuir yeni yeni lgbtilerin yaşamına değiyor. Ortalama bir çok davette ne giyileceğini bir lubunya üç aşağı, beş yukarı tahmin eder. Bir taraftan da ilk defa bir lgbti  film festivali yapılıyor. Kimileri de nasıl bir performans sergileyeceğini düşünüyor. Herkesin kafası karışık yani. Kimisi giyeceği kıyafetleri son güne bırakmış. Kimisi güzellik kraliçesi olacam diyor, kimisi adaletin simgesi, kimisi kostüm dikiyor, kimisi pazardan adalet terazisi arıyor. Kraliçenin her şeyi tamam da, tacını bulamıyor:) Bana da sunucu olmak düştü. Ayyy hayatımda ilk defa sunuculuk yapacam. Bir yandan çalıştırılıyorum, bir yandan o kadar insanın karşısına nasıl çıkacam diye düşünürken… Bir şişe viskiyi o heyecanla bitirmişim. Her şey hazır ve sunucunun sahneye çıkması gerekiyor. Arkadaşımın da yardımı ile çıktım ama gel bana sor! Elime verilen metni dilimin döndüğünce okumaya çalıştım. En çok yabancı sponsorların ismini okurkan artık ne okuduğumu da bilmiyordum. Alnımın namusuyla sunumu bitirdim nihayet. Sonrasında ki KuirFest’in bütün sunucularını heyecanla seyrettim. Hiç biri benim kadar başarılı değildi. Festival ekibi ilk yıl ki heyecanı yakalamaya çalışsada olmadı. Olmayınca olmuyor. Yedinci yılın sonunda valilik sunucuların durumuna bakıp, Seyfi Dursunoğlu’nu yasaklar gibi yasakladı. Bülent Ersoy hala sofrada. Bir Buse Kılıçkaya kolay yetişmiyor. Anlatabiliyor muyum:)

7. Pembe Hayat Kuirfest