10.05.2017

Yönetmen Koltuğu: Asghar Farhadi

1) Jodaeiye Nader az Simin (Bir Ayrılık) – 2011

Jodaeiye Nader az Simin, Farhadi sinemasının kuşkusuz zirve noktası olmuştur. Bu filmden öncekilerde hep değinilen kadın-erkek ilişkilerine Jodaeiye Nader az Simin’de ayrıntılı olarak bakılmaktadır. Sadece kadın-erkek ilişkileri değil alt sınıf- üst sınıf, laik-dindar, geçmiş-gelecek, duygu-akıl ve daha nice ikililikler filmin bel kemiğini oluşturuyor. Farhadi bu ikililikler arasında hiçbir an tarafını belli etmeden, hepsini eteğindeki taşları döker gibi perdeye yansıtıyor. Neyin doğru neyin yanlış olduğuna, kimin haklı kimin haksız olduğuna ise bizim karar vermemizi istiyor. Lakin Farhadi sinemasında, özellikle de Jodaeiye Nader az Simin’de bunu yapmak hayli zor. Zira Farhadi, kartları önümüze açsa da net bir şekilde kartları görmemize asla izin vermiyor.

Simin (Leila Hatami) ile Nadir’i (Peyman Moaadi) mahkemede boşanma davaları esnasında görmemizle başlayan film, bu sahnesiyle daha ilk andan biz seyircileri hâkim yani karar verici konuma sokuyor. Fakat bir yandan daha iyi koşullarda yaşamak için yurtdışına gitmek isteyen Simin ile alzheimer olan babasını bırakmak istemeyen Nadir arasında taraf olmak ne mümkün. Bir de tüm bu kararsızlığın ortasına bomba gibi düşen, eve gelen yardımcı kadın üzerinden başlayan sorunlar ayyuka çıkmakta geç kalmazsa… Düğüm düğümü, çıkışsızlık çıkışsızlığı doğuruyor zaman ilerledikçe. Ve Farhadi her zamanki gibi bu düğümleri sökmek derdine düşmeden, bizleri de bilinmezlikler içerisinde bırakıyor. Oscar sahibi bu muhteşem sinema örneği, senaryosu, karakter çözümlemeleri ile tartışmasız bir başyapıt.

https://www.youtube.com/watch?v=KtFprNJmnPM