10.05.2017

Yönetmen Koltuğu: Asghar Farhadi

4) Le passé (Geçmiş) – 2013

Farhadi ilk kez İran dışında, Fransa’da çekiyor Le passé’i. Daha evrensel bir meseleyi anlatmak istediği için böyle bir tercih yaptığını dile getiren Farhadi, elbette kendi sinemasına münhasır alışkanlıklarından vazgeçmiyor. Yine kadın-erkek arasındaki ilişkilerde baş gösteren sorunlar, çocukların omuzlarına bırakılan ağır yük, kör düğüme dönen olaylar, güçlü mü güçlü çatışmaları, adeta bir matruşka gibi her hamlede dallanıp budaklanan senaryo ve daha niceleriyle bu filmde tam anlamıyla bir Farhadi eseri. Filmin Fransa’da geçmesi sebebiyle Farhadi filmografisine aşina olanların ilk yadırgayacağı şey dil ve örtünmeyen kadınlar olsa gerek. Ha bir de hiç yüzünü göstermediği halde ruhi olarak filme katılan İran’ın hep iyi yönleriyle var olması da var elbette. Zira güzel yemekleriyle, anılarıyla katılıyor hikâyeye sadece İran.

Tüm bu benzerlik ve farklılıklardan bahsetmişken, Le passé’nin belki her filmde bir adım geride bıraktığı ama hep altı dolu, güçlü, kararlı, inatçı olarak çizdiği kadın profilini bir nebze sekteye uğrattığını söylemem gerek. Marie (Bérénice Bejo) yaşadığı aksaklıkları, çocuklarıyla bozulan ilişkilerini düzeltmek, evindeki tamirat işlerini halletmek, hatta ağrıyan kolundan dolayı tek başına sürmekte zorlandığı arabayı bile kullanmak için bir erkeğe ihtiyaç duyuyor. Zaten Marie’nin,  Ahmad’ı (Ali Mosaffa) Fransa’ya çağırmasının sebebi de boşanmak değil (Ahmad gelmeden de belgeler üzerinden boşanabilirlerdi.) yeni yapmak istediği evliliğinin önündeki pürüzleri temizletmektir. Lakin bu pürüzleri ortadan kaldırmak için yardımcı olmak isteyen Ahmad’ın her hamlesi, var olan pürüzleri büyütmekten ya da ufak bir sıyrık gibi olan yarayı koca bir yara haline getirmekten öteye gidemez. Elbette bu yaranın fark edilişi, filmdeki karakterlerin hepsinin hayatında farklı yönelişlere, kararlara, çark edişlere gebe kalır.