14.07.2018

Yönetmen Koltuğu: Michael Mann

Insider (1999)

“Insider” her zamanki Michael Mann formüllerini tersinden okuyan bir film. Bu sefer hikâyenin odağında gölgeli kötü adamlardan ziyade, iki asil yalnız kurt yer almakta. Sigara baronlarına savaş açan, bunu yaparken de medyayı kritize eden iki yalnız adamın hikâyesi… Russell Crowe’un, John Nash ve General Maximus rollerine saygı duymakla birlikte, bu filmdeki Jeffrey Wigand karakterinin oyuncu için gerçek bir zirve olduğunu düşünenlerdenim. 2000’de Kevin Spacey’e kaptırılan bir heykelcik pahasına da olsa…

Insider, Manhunter ya da Heat’in olay örgüsündeki suç argümanları veya o katmerli heyecanı barındırmasa da, basın ve halk arasında dramatize edilen engellerin detaylandırılması ve ahlaki ikilemlerle sürekli gerginlik üreten Wigand’ın sosyolojideki karşılığının verilmesi ile son anına dek seyirciyi ayık tutmayı başaran bir film… Bu kadar iyisini daha önceden Network’te görmüştüm… Mann’in her zamanki ince dokunuşları, nevrozları, süslü kadrajları bu filmde de itinayla yerlerini alırlar; Araba penceresinden kayan yağmur damlaları, Bergman’ın okyanusta sörf sırasında küçük ve yalnız duran bir panoraması, Wigand’ın düşünmek için maviliği kesmesi ve her iki rolün karakteristik tekliği… Takıntılı kovalamaca, fırtınalar, romantizm ya da kentsel neo-noir atmosferi bulunmamasına rağmen, Al Pacino ve Russell Crowe ortaklığı ile gerek oyunculuklar ve gerekse sistem eleştirisi anlamında dört başı mamur bir film Insider ve ortalama bir seyirciyi pişman etmeyen dört dörtlük bir seyirlik.

Medyanın acımasızlığına vurgu yapan Al Pacino’nun kırılma anındaki bir repliği ile bitirelim:

“Seni yalan söylerken yakalarlarsa, bütün hayatını o fırça ile boyayabilirler…”

Ve tabii “her şeyin değiştiği an!”: