20.09.2016

Yönetmen Koltuğu: Ang Lee

 Life of Pi

5)Life of Pi (Pi’nin Yaşamı) – 2012

Lee’nin Oscar’a tam on bir dalda aday gösterilen ve bunlardan En İyi Yönetmen başta olmak üzere dört tanesini kazanan Life of Pi, Yann Martel’in aynı isimli romandan uyarlanmıştır. Pi adlı karakterin Pasifik Okyanusu’nda bir filikada üç yüz kiloluk bir bengal kaplanı ile iki yüz yirmi yedi gün geçirmesini perdeye aktaran filmin elbette görsellik olarak önemi tartışılmaz. Üstelik bu görselliği, 3D teknolojisiyle buluşturarak ortaya seyirciyi içine alan, adeta büyüleyen bir atmosfer karşılamakta. Muhteşem müzikleri de cabası. Peki, bunun dışında film ile ilgili söylenebilecek olumlu bir şeyler var mı? Bana kalırsa yok. Lee’nin kitleler tarafından tanınmasını sağlayan, en çok ödüle boğulduğu, izlenme rekorları kıran filmi görüntü yönetimi, müzik ve 3D teknolojisini ustalıkla kullanması dışında, sorunlarla dolu, dayatmacı, didaktik bir film. Seyirciye neye, nasıl inanması gerektiğini söyleyen, üstelik bunu süsleyip püsleyip de gizliden yapmaya çalışan, samimiyetsiz bir yapım olarak tarihe kalacağını büyük bir kararlılıkla söylemek isterim.

Eğer ki sinematografi anlamında başarılı bir film izlemek, kendinizi görüntülerin diline, seslerin akışına vermek istiyorsanız elbette Life of Pi’yi izlemelisiniz. Lakin siz siz olun, seyirciye dikte ettirdiklerine kendinizi kaptırmamaya ve yaptığı oyunlara göz yummadan izleyin derim.