01.06.2017

O AN: Duvara Karşı

Hayatla Kanlı Bıçaklı

Fatih Akın, 2004 yapımı Duvara Karşı filmi ile epey ses getirmiş, birçok ödül almıştı. Hatta film, başrol oyuncusu Sibel Kekilli hakkında çıkan sansasyonel haberlerle de uzun süre gündemi meşgul etmişti. Filmi bundan 11 yıl önce izlediğimde, benim için her yerinden kan fışkıran, acının ve hayal kırıklıklarının dibe vurduğu bir seyir diye anlatırdım. Özellikle Sibel’in hayatının dönüm noktası olan İstanbul sokaklarında yaşadıkları, aklımdan asla çıkmayacak şekilde yer etmiş.

Sibel hayatına istediği anlamda yön vermek için elinden geleni yapmış ama bir türlü başaramamış bir kadın. Yön vermeye çalıştığı hayat onu inadına bir labirentin içine sıkıştırıp türlü oyunlarla onunla uğraşmıştır. Sibel, tüm yaşadığı talihsizliklerden sonra yorgun ve üzgün düşmüş bir halde son kozunu oynar. Almanya’dan Türkiye’ye çok sevdiği Selma ablasının yanına sürüklenir oradan da hiç tanımadığı bir barmenin yanına kendini atar.

Sibel’i dikkat çekmemek için kestiği saçları, salaş kıyafeti ve elinde bira şişesiyle kendinden geçmişçesine dans ederken görürüz. Daha sonra ise yere yığıldığını… Aradan geçen zamanla birlikte bar boşalır ve Sibel’in can havliyle kendini yanına attığı adam, onu arkadan becerir. İşi bitince de bar sandalyelerinden birine oturarak ‘Sibel git’ der. Sibel, hiç itiraz etmeden kalkar, pantolonunu giyer ve gider. Bu kadar sert bir sahneden sonra biraz soluk almak ne mümkün. Sibel İstanbul’un ara sokaklarında gece yarısı dolaşırken içki içen sokak serserilerine denk gelir. Sibel’in hayat üzerine oynadığı son kozu da tükendiğinden dolayı artık kimseye eyvallahı kalmaz. Kendisine laf atan sarhoşları önce umursamamaya çalışsa da sinirlerine uzun süre hakim olamaz. Onlara okkalı bir küfür savurur. Tabii ki bunu duymayı beklemeyen ayyaşlar hemen bir toparlanıp dayılanmaya başlarlar. Ama hesaba katmadıkları bir şey vardır: Sibel artık hiçbir şeyi umursamayacak durumdadır. Gerekirse onu öldürsünler. Bu gözü karalıkla hem döver hem de dövülür. Kanlar içinde yere serilir ama tekrar kalkar; bildiği en ağır küfürleri sıralar. Yine dayak yer ama yine kalkar. Hatta acılar içerisinde kıvranması gerekirken gülerek alay eder hayatla. Bunun üzerine son darbeyi bıçakla alır. Onun bir çok kez kanla haşır neşir olduğu sahnelerini izleyen seyirci bile bu kadar kanlısına denk gelmemiştir. Sibel’in yüzünün kanlar içerisinde kaldığı üstüne karnından da bıçak darbesi ile akan kanları net bir şekilde görmemizi sağlayan araba farları yanar. Bir taksidir duran…

Duvara Karşı Cahit ile Sibel’in hikayesi aslında. Fakat bu sahnede Sibel’in yaşadıklarını mercek altına aldık. Ama emin olun ki Cahit’in hikayesi de bir o kadar yürek parçalayan cinsten. Cahit ile Sibel’in ordan oraya savrulmalarının hikayesi olan film, şimdiden klasikleşmiş bir yapım olarak yerini almıştır.