12.10.2016

Filmekimi: Sieranevada

sieranevada-2

Piui Yükselişine Devam Ediyor

Romanya sinemasının ilk akla gelen isimlerinden Cristi Piui, 2001 yılında çıktığı yönetmenlik yolunda, kendine has tarzıyla, yoluna emin adımlarla devam ediyor. Cannes Film Festivali’nde prömiyerini yapan son filmi Sieranevada, ilk olarak ülkemizde, 23. Adana Film Festivali’nde seyirciyle buluştu. Yılın en iyilerini izleyiciyle buluşturmayı kendine görev bilen Filmekimi sayesinde de daha geniş bir kesime ulaşıyor Sieranevada.

Piui, filmografisini genel olarak değerlendirdiğimizde, olaydan çok durumlarla ilgilenen, süre olarak seyircinin alışık olmadığı kadar uzun filmlere imza atan bir yönetmen kendisi. Özellikle başta Cannes Film Festivali olmak üzere birçok ödül alan Moartea domnului Lãzãrescu ve Karlovy Vary Film Festivali’nden ödüllerle dönen Aurora filmleriyle ön plana çıkan Piui, her ne kadar prömiyerini yaptığı Cannes Film Festivali’nden eli boş dönse de alternatif festivallerin seveceği bir işe imza atıyor son gözbebeği ile. Piui Aurora’da bir karakterin iç dünyasına yolculuğunu bizlere, karakterin gündelik uğraşlarını birebir zamanla vererek, adeta iliklerimize kadar hissettirmişti. Moartea domnului Lãzãrescu’da ise yalnız ve yaşlı bir adamın hastalık sürecine seyirciyi ortak ederek, ülkesinin sağlık sistemini ve işlemeyen bürokrasisini gözler önüne sermişti. Son filmi Sieranevada’da ise tek bir karaktere değil de takip etmekte zorlanacağımız sayıda kişiye çeviriyor kamerasını. Bir ailenin birkaç saat için bir araya gelişini odağına alan Piui, bu süreçte hem tek tek bireylerin sorunlarını hem de bu bireylerin birbiriyle olan ilişkilerini irdeliyor.

sieranevada

Her Odada Farklı Bir Dünya

Babalarının ölüm yıldönümü için bir araya gelen aile bireylerini Piui, oldukça işlevsel kullandığı evin banyo ve mutfak da dâhil olmak üzere her köşesine yerleştiriyor. Kameranın, tüm odalara açılan konumda olan hole yerleştiği bu mekân, filmin neredeyse tamamına ev sahipliği yapıyor. Neredeyse tek mekânda geçen film, küçücük bir evin içerisinde hesabını tutamayacağımız kadar çok karakteri takip etmemizi istiyor. Lakin hiçbir zaman patlak verecek bir olayı olmayan Sieranevada, takip etmekte zorlanacağımız günlük konuşmalar ve odadan odaya sürekli mekik dokuyan kamerasıyla seyirci olarak bizlere adeta nefes aldırmıyor.

Sieranevada, bana yine tek mekânda geçen ve bitmek bilmez diyaloglarıyla 12 Angry Man’i anımsattı. Zira birçok karakterin olması ve sürekli karakterlerin yer yer birbirleriyle tartışma boyutuna gelen bitmek bilmez diyalogları Sieranevada ile çok büyük benzerlikler taşımakta. Elbette daha birçok başarılı filmle benzerliklerini görebileceğimiz Sieranevada’nın odağına aldığı mesele bir ailenin yüzleşmesidir aslında. Bir araya gelince eteğindeki taşları döken aile bireylerinin, yavaş yavaş içlerinde biriktirdikleri kırgınlıkları, öfkeleri kusması, sinemanın aşina olduğu bir tarz. Fakat çözülmeyi nihayete erdirmeyen, yani büyük bir patlama yapmadan, her şeyi devam eden akışına bırakan Sieranevada, bu yönüyle birçok türdeşinden ayrılmakta.

siranevada

Sistemi Eleştirmekten Geri Kalmıyor

Daha önceki filmlerinde de alttan alta sistemi, işleyişi eleştiren Piui, son filminde de sistemi eskisi ve yenisi de dâhil olmak üzere hedefine alıyor. Özellikle ailenin en yaşlısının yeni jenerasyondan olan torunu ile mutfakta yaptıkları tartışma üzerinden Piui, müthiş bir sahneye imza atıyor. Her iki karakter üzerinden sosyalist sistemin de şu an uygulamada olanın da eksilerini, artılarını dillendiriyor. Lakin tarafsızmış gibi gözüken Piui’nin en azından benim nazarımda geçmişe daha yakın olduğunu söyleyebilirim.

173 dakika gibi bir film için fazlasıyla uzun süreyi, bir solukta izlememizi sağlayacak denli ustalıkla dokuyan Piui, Sieranevada ile kesinlikle yönetmenlikte tüm dünyaya rüştünü ispatlıyor. Büyük bir çözülme, duygusal olarak etkili sarsıntılar beklemiyorsanız, sinemadan beklentileriniz daha çok incelikli bir senaryo, kusursuz diyaloglar, ustalıklı kamera kullanımıysa bu filmden keyif almamanız mümkün değil. Piui ile hala tanışmamış olanlar için de kesinlikle güzel bir ilk buluşma olacak diye düşünüyorum.