10.11.2016

Filmlere Ruh Katan Bir Maestro: Ennio Morricone

morricone

“Morricone, Mozart’ın sadece bir adım gerisinde”. Bu cūmle bütün Dünya’da neredeyse resmi bir tanım halini almış vaziyette. Bu tanım çoğunuza abartı gelebilir ama benim için eksik bile. beşyüzün üzerinde film ve diziye beste yapan, her tarzda alt yapıyı zorlanmadan kullanabilen ve insanın ruhuna adeta işleyen besteler yapabilen, çok ama çok büyük bir usta.

Bir kez tanıştıktan sonra kendisinin eserleri sıkılmadan saatlerce dinlemeniz ve kendinizi daha iyi hissetmeniz kaçınılmazdır. Yaratıcılığını o kadar muhteşem kullanır ve bestelerinde bunu hissettirir ki her zaman yeni kalmayı ve en önemlisi yıllar geçse de çağa ayak uydurmayı fazlasıyla başarır. Onun besteleri daha yalın, daha gerçek gelir. Zira usta, ıslık sesini bile çoğu zaman harika bir melodiye dönüştürmüş, bir enstrüman gibi literatüre sokmuştur. Onun besteleri olmasa anlamını yitirecek filmler de az değildir. Adeta sihirli bir dokunuşu vardır.

Normalde filmlere yönetmen ya da oyuncu ismi ile bakan çoktur. Çok sevilen bir yönetmenin son çektiği film, favori oyuncunun rol aldığı yeni yapım ya da biraz daha meseleye vakıf olanlar için sevilen bir senaristin senaryosu. Besteci için film izlemek ise pek görülen bir şey değildir. Eğer işin içinde Morricone yoksa! Onun bestelerini sahneler ile birleştirip, kendinden geçme ihtimali bambaşkadır. Özellikle de bu filmler Spagetti Western ise. Türe kattıkları inanılmazdır. Leone’nin, başta dolar üçlemesi olmak üzere, bütün filmlerinde Morricone imzası vardır. Herkesin diline yapışmış ve çocukken kovboy taklitlerinde kullandığı İyi Kötü ve Çirkin’in melodisi. Filmlerin temposuna ve derinliğine tam anlamı ile uyan, etkinliğini artıran Bir Avuç Dolar – Birkaç Dolar İçin’in müzikleri ve bir kuşağı derinden etkileyen ve birçok insana mızıka çalmayı öğrenme teşviki veren Bir Zamanlar Batı’da nın harika notaları. Leone kesinlikle muhteşem bir yönetmen ama bu besteler olmasaydı, bu filmler yine de bu kadar muhteşem olur muydu? Peki ya, Leone’nin westernleri hariç beraber çalıştıkları Bir Zamanlar Amerika’da için yaptığı müzikler? Bizim yerli yapımların bile kullandığı ana tema müziği, sanırım sinema tarihinin ne tanınmış bestelerinden biri konumunda.

Morricone en çok Leone ile çalışmış ve kültleşmiş olabilir ama birçok yönetmenle çalışan ve aynı zamanda ikonlaşmış bir isimdir. Corbucci, Pasolini, Bertolucci, Taviani Kardeşler, Tornatore, Malick, Polanski, Carpenter, De Palma ve Argento gibi büyük yönetmenler ustanın çalıştığı bazı isimler olarak tarihe geçti. Çok önemli bir figür oluşunun örneklerinden biri ise, gelmiş geçmiş en iyi ve ünlü müzik gruplarından Metallica’nın, Ecstasy of Gold bestesini cover yapması ve hemen bütün konserlerinde hala çalar hale getirmesidir. Sinema dünyasından, son yıllarda Morricone’yi yoğun yaşayan isim ise Tarantino. Yaptığı bütün filmlerde mutlaka Morricone bestelerine yer veriyor ve bu alışkanlığa daha devam edeceğe benziyor. Ek olarak, Akademi’nin kendisini yıllarca es geçtiğini ve biraz günah çıkartma, biraz da özür bâbında 79. Oscar töreninde yaşam boyu başarı ödülünü verdiğini de söyleyelim. Morricone’nin ödülü alırken yaptığı konuşma, mütevaziliğinin ve duygusallığının ne kadar içten olduğunu gözler önüne seriyordu.

Bir notta kişisel olarak açalım. Geçen senenin Şubat ayında ustayı canlı görme ve orkestrasını yönetirken izleme fırsatı doğmuştu. Sinema ile ilgilenmeye başladığımdan beri neredeyse en büyük hayallerimden biriydi. Veda turnesine Türkiye’yi de eklemişti. Koşarak biletimi aldım. Beni daha fazla heyecanlandıran bir organizasyon olduğunu hatırlamıyorum. Bir önceki konseri olan Macaristan konserinin muhteşem geçtiğini de okuyup heyecanımı iyice artırmıştım ama sonrası büyük bir yıkım oldu. Bugün 86 Yaşında olan usta, Macaristan konserinde hastalanmış ve bütün biletler tükenmesine rağmen Türkiye konserini iptal etmek zorunda kalmıştı. En büyük hayallerimden biri son anda gerçekleşemedi. Bu sadece şanssızlık ile açıklanmayacak kadar üzücü benim için. Kim bilir, belki ek bir konserle vedayı burada yapar ve bize de yine koşarak bilet almak düşer. En büyük dileklerimden biri bu.

Hakkında ne yazarsak yazalım asla yetmeyecek büyük bir usta işte Morricone. O zaman, kendisinin yaratıcı ve yenilikçi yanını, yine kendi ağzından söylediği bir cümle ile ortaya koyup, yazıyı sonlandıralım: “Asla çalışmayacağım yönetmenler, benden, daha önce yapılmış bir şeylere benzeyen besteler yapmamı isteyenlerdir.”