06.10.2016

Karakter Mutfağı: Carlito Brigante

carlito

Carlito Brigante bir döneme damga vurmuş ve epey nam salmış bir gangster ya da bizim dilimizle kabadayı. Hani insanların daha çok sevdiği ve saygı duyduğu cinsten. Ortalığı kasıp kavuran ve birçok organize suçun içinde bulunmuş bir efsane. Bir süredir sağda solda bulunmamasına rağmen namı konuşulan, insanların metrelerce öteden tanıdığı bir isim. Tabii pisliğe bulaşmış bir adam ama içinde bir yerlerde bir aşk, bir iyilik ve kaçıp kurtulma isteği mevcut. Kaçınılmaz son olarak içeri giren Carlito, çok sevdiği arkadaşı ve avukatı sayesinde erkenden dışarı çıktığında ise artık bu işlerin dışında kalma kararı almış durumdadır. Uzaklara gitmeyi ister, biraz para toparlayıp kafasındaki plana sadık kalacaktır ama suç dünyası peşini bırakırsa…

Carlito daha mahalleye ayak bastığında olaya karışır. Yeğeni yüzünden ve isminden dolayı bu kaçınılmazdır ama aklını ve bu işlerdeki tecrübesini kullanarak kurtulmayı başarır. Hem de eski gücünde olduğunu gösterecek kadar zaiyat vererek. Özellikle de bilardo konusundaki hünerini sergilediği bu anlar filmin de en unutulmaz sahnelerinden, duvarlara en çok afişi asılan anlardan biridir. Daha sonra genç yeğenine üzülse de oradan uzaklaşan Carlito, bir plan yapar ve hemen işe koyulmaya başlar. Arkadaşının teklifinin de denk gelmesi ile bir barın işletmesini alır, sevdiği kadını bulur ve planlar tıkırında gitmektedir. Carlito aslında bir aşk adamı olduğunu ve oldukça duygusal olduğunu ispatlar. Disiplinlidir, çalışkandır ve hedefleri için elinden geleni yapar. Tabii bir yndan ne kadar iyi bir insan olduğu ortaya çıkar ama kendi deyimiyle “iyilik insanı kurşundan hızlı öldürür.” Değişen, değişmeye çalışan, bir şeyler uğruna yaşamak isteyen Carlito, bunu yanlış kişiye uygular. Hem de iki kez…

carlitos_way

Carlito bir dönem insanların model ya da idol olarak aldıkları ender karakterlerden. Deri montu, güneş gözlükleri ve hızlı kendinden emin yürüyüşü ile epey taklit edilmişti. Onun giydiği monttan giyen ya da arayıp da bulamayan çok lise öğrencisi de olmuştu. Tabii özellikle ülkemizde mafya konusu olması gerekenin aksine, özenilen ve hevesle izlenen bir film türü de olduğu için seveni çoktu. Tıpkı Tony Montana gibi ve elbette ikisini de ortaya çıkaran büyük üstat Al Pacino. Onun konuşma tarzı, ses tonu, her karaktere uydurabildiği değişik aksanı ve bakışları Carlito’yu da Carlito yapan en önemli özellikler. Hani daha çok sevdiğiniz, daha iyi bulduğunuz oyuncular mutlaka vardır ama Carlito Brigante’yi bu denli başarılı oynayacak en birinci isim de hiç kuşkusuz Al Pacino’dur. Karakter olarak sevmemizin de böylesine gerçekçi bir performansın etkisi ile olduğu tartışılmaz bir gerçek.

Carlito aynı zamanda yine Pacino’nun muhteşem sesi ile bize yaşadıklarını anlatır. Bu dış ses, bazen hayat dersi verir, bazen nerede yanlış yaptığını anlatır ve bazen de içindeki birikmiş pişmanlıkları bize anlatır. Bir düşü vardır sadece ve ona bu izin verilmeyecektir. Hatta filmin başında bunu görürüz ama görmemize rağmen ve her izlediğimizde farklı bitmesini isteriz ya da farklı bitecekmiş gibi umutlanırız. Carlito, sevdiği kadını da alıp uzaklaşabilse ne güzel olurdu…

Velhasıl, sinemanın en iz bırakmış karakterlerinden, içimizden biri, iyi yürekli ve hatalarının farkında olan bir abimiz Carlito. Hani bizim mahallede yaşasa sokağın başından sonunan kadar ayağa kalkıp selam veresimiz gelir. Ya da bir derdimiz olduğunda ona koşarız. Kim bilir? Belki de başka bir evrende, Carlito ve Gail çok mutludurlar çocukları falan olmuştur. Yani en azından sinefilin düşündeki farklı bir evrende. Tabii Carlito Brigante bu sefer iyiliğin kurşundan hızlı öldürdüğünü unutmamıştır ve umarım ona göre hareket etmektedir…