21.03.2018

Kısa Film: The Scream

Çığlık

Edward Munch’ün tablosu Çığlık’ı (The Scream) bir de sinemanın ağzından dinlemeye ne dersiniz?

Bu kısa animasyon, ünlü resmin kısacık bir reprodüksiyonunu ortaya koyuyor. Üstelik bunu yaparken Pink Floyd’dun da kulaklarını çınlatıyor yönetmen Sebastian Cosor. Böylece, The Scream kısa filmi, sanatın iki farklı mecrada üretilen iki farklı dalını bir üçüncü bağlama taşıyarak 7. sanatta birleştiriyor. Bu bariz bir araya getirme çabası; sinemanın resim, heykel, müzik, tiyatro, dans, edebiyat ve mimariden sonra gelip tüm bu alanlardan beslendiği ve onların bir toplamını sunduğu fikrine yapılmış bir gönderme gibi hissediliyor. Yönetmenin gerçekten böyle bir amaç güdüp gütmediğini bilemesek de film, izledikten sonra ister istemez bu konu üstüne düşünmeye itiyor bizi. Fakat, ortada hiçbir didaktiklik yok, aksine son derece şiirsel denilebilecek bir üç buçuk dakika geçiriyoruz ekran başında.

Cosor, o meşhur köprünün üstüne iki adam yerleştiriyor ve onlar için Pink Floyd’un “The Great Gig in the Sky” şarkısının sözlerinden enfes bir diyalog yaratıyor. Genç adamın yaşlı olana ölmekten korkup korkmadığını sorması üzerine çok aşina olduğumuz bu sözleri duyuyoruz yaşlı adamın ağzından: “Ve ben ölmekten korkmuyorum, hiçbir zaman da korkmam, umrumda değil./ Ölmekten neden korkmalıyım ki?/ Bir nedeni yok, bir gün gitmelisin./ Bu fısıldamayı duyabiliyorsan, ölüyorsun./ Ölmekten korktuğumu hiç söylemedim.” Bu sırada tablodaki figür, “çığlık” kısmını büyük jestler kullanarak, dans ediyormuşçasına, icra ediyor. Şarkıda “The Mortality Sequance” (ölümlülük sekansı) olarak adlandırılan bu bölümde bir yandan tüylerimiz ürperirken diğer yandan müziği tanıyarak efsanevi grubu beklemediğimiz bir anda duymanın heyecanına kapılıyoruz.

The Great Gig in the Sky:

Film: