18.05.2016

Que Horas Ela Volta?: Annemle Geçen Yaz

que-horas-ela-volta

Türk sinemaseverler tarafından yoğun olarak takip edilmese de, özellikle 90’lı yıllardan sonra Güney Amerika sinemasının büyük bir gelişim gösterdiği aşikar. Brezilya’nın en önemli kadın senarist-yönetmenlerinden Anna Muylaert’i ve belki de en iyi kadın oyuncusu olan Regina Case’yi buluşturan “Que Horas Ela Volta?” ( Annemle Geçen Yaz) filmi için de, bu sinemanın en iyi örneklerinden biri olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Regina Case’in canlandırdığı, zengin bir ailenin yatılı hizmetçiliğini ve Fabinho adlı oğullarının dadılığını yapan Val adlı karakterin değişimine odaklanan dram türündeki filmin basit bir konusu var. Val, yıllarca çalıştığı evde neredeyse ailenin bir parçası olmuş, kurulu bir düzeni olan, sorumluluk sahibi ve her yönüyle doğal, sevimli bir kadındır. Hayatındaki her şeyden emin olduğunu hissettiği bir zamanda, senelerdir görmediği kızı Jessica’dan bir haber alır. Üniversiteye hazırlanan asi ruhlu kızı onun yanına, Sao Paolo’ya gelip sınava orada hazırlanmak istemektedir. Bir nevi mecburiyet ile teklifi kabul eden Val’i, gergin anlarla dolu bir süreç bekler. Hizmetçisi olduğu aileye karşı duyduğu sorumluluk ile annelik duyguları çatışan Val yaşadığı gel-gitleri dengelemeyi başarmak için var gücüyle mücadele eder.

Büyük bir çoğunluğu lüks, bahçeli bir evde geçen filmin temposu o kadar dozunda ki 112 dakikalık filmin bir anında bile sıkılmanız pek de olası değil kanımca. Karakterler arası ilişkileri oldukça iyi biçimde betimleyen film, sınıf ayrılıklarının sosyal dengelere etkilerini böylece yedirirken, doğallık, sevgi, bencillik gibi duyguların ve modernizm, elitizm gibi konuların üstüne basmadan, göze sokmadan, genel itibariyle hareketler ve mimiklerle aktarmayı başarıyor. Yani basit bir konuyu, doyurucu yan temalarla harmanlayarak durağanlıktan ve sıkıcılıktan çıkarıp kendine özgü bir ses yaratıyor film.

second mother

Sadece anlatım olarak değil, teknik açıdan da başarılı olan Annemle Geçen Yaz, oyunculuk açısındansa sanki tek kişilik bir resital sunuyor bizlere. Hem bir dadı, hem bir anne, hem de bir işçi olarak izlediğimiz Val karakterini canlandıran Regina Case’in performansı, bence filmin istisnasız her anında muhteşem. “Oyunculuğun bir filme katkısı bundan fazla olamaz” dedirtecek kadar gerçekçi ve başarılı bir oyunculuk!

Her ne kadar filmin, benzerlerinden çok daha fazla olan iyi yönlerini gölgelemese de, müzikler konusunda daha iyi seçimler yapılabileceği kanısındayım.  Ayrıca Val haricindeki karakterlerin filmde yer yer eğreti durduğunu, orta yaş bunalımı, cinsellik gibi konuların biraz zorlama olduğunu da söylemek mümkün. Yine de genel olarak modern dünyanın ve modern insanın portresini çizen film, bu dünyaya sıkışan içten bir kadını anlatırken evrensel bir bakış açısı yakalıyor ve kesinlikle izlenmeye değer keyifli bir an sunuyor bizlere. Son olarak, eğer hala hayattaysa annenizle birlikte izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Eminim filmden aldığınız keyif katlanacaktır.