05.07.2019

Spider-Man: Far From Home/Sıradaki Iron Man?

Yazarın Film Puanı: 10/8

Son yılların endüstriyel sinemasında her filmi ile gişede rekor hasılatlar elde ederek gündemi belirleyen Disney-Marvel Studios işbirliğinin Avengers: Endgame ile geldiği nokta, ulaşılması zor bir seviye. Çıta her filmde bir tık daha yukarıya çıkarılıyor ve her seferinde acaba bu defa beklentilerin altında mı kalacak düşüncesi hayranları tedirgin ediyor. Marvel, Spider Man ile hayranların beklentilerini karşılamakla kalmıyor aynı zamanda ilmik ilmik kurdukları devasa evrenlerine sadık ve dramatik yapıya aykırı düşmeyen tutarlı bir ürün çıkararak bu tür filmlerden her zaman bir fazlasını bekleyenlerin de yüzünü güldürüyor.

Geçtiğimiz aylarda ortalığı kasıp kavuran ve kimi ülkelerde küçük süslemeler ile yeniden vizyona girmeye hazırlanan Avengers: Endgame tüm medyada ses getirmiş, konuya vakıf ya da değil herkesin dikkatini çekmişti. Kemik izleyici kadrosu, uzun bekleyişin ardından filmi sindirme evresine geçiş yaptı. Üç saatlik tek bir film gibi gözükse de arkasındaki yirmi bir filme bir nokta koyması sebebiyle yoğun bir filmdi Endgame. Marvel ve Disney’in de reklam stratejilerinden anlaşılıyor ki işin diğer cephesi de üstündeki yorgunluğu henüz atamamış. Son yıllarda, filmden apayrı alakasız fragman çıkarma geleneğini sürdürmeleri de beklentilerin yeterince yükseğe çıkmasına engel oldu. Beklentinin çok olmaması ise filmin size sundukları ile yerle bir oluyor ve tam anlamıyla yüzünüze tokat gibi çarpıyor.

Gerçek Final

Film, kendi kadar kendisinden sonra gelecek filmler için de önemli bir rol oynuyor. İsmi ve büyüklüğü itibariyle Avengers: Endgame bu zamana kadarki kurulan evrenin finali gibi gözükse de asıl final bu film ile yapılıyor. Film, gerçek Endgame benim diyerek Endgame sonrasına ışık tutuyor. Endgame’in ve Iron Man’in ölümünün tüm dünyada bıraktığı izi ve en önemlisi de Peter Parker‘ın bütün bu yaşananlardan nasıl etkilendiğini izliyoruz. Akılda kalan pek çok sorunun cevabı böylelikle yanıt buluyor.

Tony Stark, ölmüş olsa da bu filmde gizli bir özne adeta. Varlığı her an hissediliyor. Gizli bir yan karakter olarak hikayenin ana gidişatına etki ediyor.

Büyük Güç Büyük Sorumluluk Getirir

Kahramanımız, boyunu aşan büyük savaştan baba figürünü kaybederek çıkıyor. Herkes kendi hayatına dönüyor ve bir şekilde yaralarını sevdikleriyle sarıyor, çalışıyor. Peter ise yasını tutamadan, yaralarını saramadan ve aşkını yaşayamadan pek çok sorumluluk ile baş başa kalıyor. On altı yaşındaki bir çocuğun omuzlarında taşımaya çalıştığı onca yükün, onda yarattığı travma filmde çok güzel ele alınıyor. Tepkiler olabildiğince doğal ve mantıklı. Büyük çaplı kahraman olma görevini artık en büyük destekçisi olmadan yapmak zorunda.

Filmin iyi yaptığı bir şey de kendi nedenselliği içinde tutarlı bir tavır takınması. Kötüsünden iyisine tüm karakterlerin verdikleri kararlar bir temel ile sağlamlaştırılmış. Dayandırılan bu temel, sırıtmadığı gibi tüm Marvel filmlerinin birbiri ile tıpkı bir örümcek ağı gibi nasıl iç içe geçerek bağlandığını da gözler önüne seriyor. Ana hikâyenin, eski filmler ile bağlantılı kurgulandığını görmek, sizi bu evrenin bir parçası haline getiriyor.

Son olarak filmin görsel efektlerine de ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Tıpkı Doctor Strange filminde olduğu gibi hatta kimi yerlerde ondan da başarılı görsel efekt kullanımı, göze çarpıyor. Efektin kullanım şekli ve elde edilen ürün, sinemanın görsel anlatımına yeni bir virgül attıracak türden başarılı ve özgün. Zekice kurgulanmış ve karakterimizin hikayesine yedirilmiş.

Spider-Man: Far From Home, Marvel’ın yaptığı yolda çizgisini bozmadan ilerleyen, akıcı, eğlenceli, komedisi yerinde ve güzel, yer yer duygusal ve belki de en önemlisi Spider Man’in hakkını veren bir film.

*Filmde iki tane after-credit sahnesi bulunuyor. İkisi de mutlaka izlenmeli zira ikisi de birbirinden sert, şok edici ve heyecan verici!