07.07.2019

Toplumun Aynası “Vittorio De Sica”

Ayın Yönetmeni: Vittorio De Sica

Toplumun bizzat içinden doğan ve kaynağı ile birleşmiş bir sanat akımının varoluş koşullarını, o sanatı değerlendirirken göz ardı edemeyiz. De Sica’yı etkilemiş olan İtalyan Yeni Gerçekçilik akımı, İtalya’nın tarihsel ve toplumsal sürecinin ortaya çıkardığı bir olgudur. Estetik kaygılardan önce toplumsal kaygıların önde tutulduğu bu akımı anlamak ve dolaylı olarak De Sica’yı tanımak için öncelikle İtalyan Yeni Gerçekçilik Akımı’na kısaca göz atalım.

1. Dünya Savaşı’nın sona ermesi ve Mussolini iktidarındaki faşist rejimin yıkılmasının ardından İtalya, siyasal anlamda yeniden yapılanma dönemine girdi. Savaştan sonra 1946’da Kral Vittorio Emanuele, oğlu lehine tahtan çekildi, ancak bu zamana kadar krallığın faşizme hizmet ettiğini bilen halk, aynı yıl içerisinde krallığa son verdi ve Cumhuriyet ilan edildi. İktidar da Sosyalistler, Komünistler ve Hristiyan Demokratlardan oluşan bir koalisyona geçti. Alcide De Gasperi’nin başında bulunduğu yeni bir koalisyon hükümetinin kurulumu, 11 Haziran 1946’da yapılan seçimler ile oldu. Savaş sonrası İtalya’da toplumsal yaşam ise büyük bir çöküntüye uğradı. Siyasal değişimler ve yeniden yapılanmanın yanı sıra II. Dünya Savaşı, ülkede büyük zararlara yol açtı. Bunun sonucunda toplumsal yaşamda halkın her kesimini büyük ölçüde etkileyen iki tema baş gösterdi: işsizlik ve yoksulluk. İşte İtalyan sinemasına aynı zamanda da dünya sinema tarihine damgasını vuran Yeni Gerçekçilik Akım’ı böyle bir ortamda oluştu.

Yeni gerçekçilik, İtalya’da II. Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan ve günlük hayatın gerçeklerini tarafsız bir şekilde yansıtmayı amaçlayan sinema akımı olarak tanımlanabilir. Aslında yeni gerçekçilik İtalya’da faşist dönemin gerçekleri örtme çabasına, kaçış edebiyatına ve sanatına tepki olarak ortaya çıkan bir kültür hareketinin adıdır. Sinemadaki kadar yoğun ve etkili olmamakla beraber edebiyat ve öteki sanat alanlarını da kapsamaktadır.

Akımın başlıca benimsediği sinemasal anlatım ilkeleri:

  • Basit temalardan yola çıkılarak sosyal içerikli filmler yapmak.
  • Filmleri stüdyo yerine doğal mekânlarda, savaş ortamının her an hissedilebileceği yerlerde çekmek.
  • Star sistemi ortadan kaldırmak ve sokaktaki insanları oyuncu olarak kullanılmak.
  • Kamera hareketlerinden, etkin efektlerden kaçınııp olabildiğince yalın bir anlatım biçimi tercih etmek.
  • Konulu filmlerin içine röportaj bölümleri ekleyerek belgesele yakın bir etki elde etmek.

Sinema kariyerine oyuncu olarak başlayıp devamında Yeni Gerçekçilik akımının en önemli temsilcisi olan Vittorio De Sica’nın filmlerinden sizlere bir seçki sunuyoruz.

12