13.01.2021

Yönetmen Koltuğu: Buster Keaton

Yusuf YETİŞ

Stone Face of Comedy: Buster Keaton 

“Diyaloga ihtiyacımız yoktu, yüzlerimiz vardı.”
Sunset Bulvarı filminden

Slapstick (abartılı ve mantıksız hareketlerle sağlanan bir tür komedi) tarzının en ünlü temsilcisi Charlie Chaplin olsa da bilenleri ve sevenleri tarafından Buster Keaton hep daha iyi görülmüştür. Nerdeyse mimiksiz diyebileceğimiz yüzü, dublör kullanmaması, dönem şartları ile nasıl çektiğine hala anlam veremediğimiz sahneleri ile izleyicilerine ve sinemaseverlere hala ilham kaynağı olabilen bir isim. Sahnelere anne ve babasının yanında vodvil komedilerinde yer alarak adım atan ve ünlü illüzyonist Harry Houdini tarafından vaftiz edilmiş olan Buster Keaton, boynunda oluşan kırığın on yıl sonra farkına varacak denli garip bir yaşantıyla da Slapstick tarzı bir yaşama adını yazdırıyor ve yaşam serüveni sinemasına bir nevi ilham kaynağı oluyor.

Gülmeyen, yaptığı işe ciddi bir saygı duyan, “Eğer işinizi yaparken siz gülüyorsanız seyirci size niye saygı göstersin” diyen, komedinin “Stone Face” lakaplı artisti o. Harold Lloyd‘cular ve Charlie Chaplin‘cilerle her karşı karşıya geldiğimde, Buster Keaton’un onlardan daha iyi olduğunu yüzlerine haykırarak söylemek istediğim, sessiz dönem sinemasının gözümdeki en büyük temsilcisi o. Bundan dolayı buruk bir sevinç var üzerimde. Buster Keaton‘u anlattığım için her ne kadar sevinçli olsam da uzun yıllar değeri anlaşılmamış bu sinema üstadının, ölümünün 51. yıl dönümü bugün. 4 Ekim 1895 günü dünyaya gözlerini açan ve daha üç yaşındayken anne ve babasıyla beraber “Üç Keaton” vodvilinde yer alan “Stone Face”, 1 Şubat 1966 yılında aramızdan ayrılıyor.

Küçük yaşlardayken geçirdiği birçok kazayı yara almadan atlatması, filmlerinde dublöre gerek görmemesine  neden oluyor. Hatta söylentiye göre bir keresinde babasının onu seyircilerin arasına, onuncu sıraya, atıyor, fakat o; burnu bile kanamadan atlatıyor bu olayı.

Sessiz sinema döneminin kült isimlerinden olan Buster Keaton‘un, uğraşı veya zevki sinema olan herkesin kapısını bir gün çalması dileğiyle…