24.08.2022

En İyiden En Kötüye Doğru Cannes Yarışma Filmleri

neon demon

Ma’ Rosa (Brillante Mendoza): Ma’ Rosa, tipik bir Brillante Mendoza filminin şiddeti dışarıda bırakan versiyonu. Hareketli bir Manila gecesinde geçiyor. İlginçleşmek gibi bir sıkıntıya hiç girmemiş.

Rester vertical (Alain Guiraudie): Rester vertical, Alain Guiraudie’nin önceki filmi L’inconnu du lac kadar gürültü koparmadı. İçine girmesi zor, kendine özgü bir ironi anlayışı var ve kesinlikle herkese göre değil.

The Neon Demon (Nicolas Winding Refn): The Neon Demon, Refn sinemasının çıldırış hali. Güzellik konusunda bilinçli bir sığlığı var, diyaloglarına ve karakterlerine katlanabilenler stil cambazlığının tadını çıkarabilir. Ama bu o kadar kolay değil. Refn’in gösteriş budalalığı, filmin her yerine işlemiş.

Ma Loute (Bruno Dumont): Bruno Dumont’nun filminde, dayanılmaz ölçüdeki slapstick komedi suç komedisi ile flört ediyor. Bu kombinasyonu ilginç kılan tek şey, hikayenin 1900’lerin başında geçmesi. Dumont, her zamanki gibi. Juliette Binoche’un fiziksel komedi çabası, iki kelimeyle özetlenebilir: Rahatsız edici.

Juste la fin de monde (Xavier Dolan): Xavier Dolan’ın yeni filmi, koca bir baş ağrısı. Dolan, sinemada video klip estetiğini katletmiş, helvasını yiyor. Ama en fenası kolaycı ve kestirme yollarla hikaye anlatma çabası ve aslında bir hikaye anlatamaması. Diyaloglara hiç girmeyelim. Bu arada Marion Cotillard’dan bile basbayağı kötü bir performans çıkarmayı başarmış.

Mal de pierres (Nicole Garcia): Mal de pierres, Marion Cotillard olmasaydı yarışmaya giremezdi. Bir dönem filmi olarak özel bir iddiası yok, ama bir aşk filmi olarak yer yer gülünç duruma düşüyor. Öldürücü darbeyi ise finalde indiriyor.

La fille inconnue (Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne): Dardenneler’in hayran olunası sinemasının içi boşaltılmış, posasıyla film yapılmış gibi. Yönetmenlerin kariyerinde, hikayesiyle sınıfta kalan ilk film.

https://www.youtube.com/watch?v=Wpstyz7BDoc