30.11.2017

Çizgi Ötesi (Flatliners)

Niels Arden Oplev’in yönettiği Çizgi Ötesi (Flatliners) filminin oyuncu kadrosunda Ellen Page, Diego Luna, Nina Dobrev ile James Norton yer alıyor.

Çizgi Ötesi (Flatliners), 01 Aralık 2017’de vizyonda!

Çizgi Ötesi (Flatliners)’nde, yaşamdan sonra ne olduğuna dair gizemi takıntı hâline getirmiş beş tıp öğrencisi cüretkar ve tehlikeli bir deneye kalkışırlar. Kalplerini kısa bir süreliğine durdurarak her biri ölüme yakın bir deneyim yaşar ve böylece ölümden sonra ne olduğunu bizzat deneyimlerler. Fakat deneyleri gitgide daha tehlikeli bir hâl alırken, diğer tarafa geçmenin paranormal sonuçları olarak, her biri geçmişlerindeki günahlarla yüzleşirler.

“Öldüğümüz zaman neler olduğunu bilmeyi hepimiz isteriz ama bazı şeylerin bilinmez olarak kalmasının en iyisi olduğu çok açık” diyor yeni “Flatliners/Çizgi Ötesi”nin yapımcısı Laurence Mark. Filmde, beş tıp öğrencisi bu soruları saplantı hâline getiriyorlar –ve yapımcının uyarısına kulak asmıyorlar.

İsveç filmi “The Girl with the Dragon Tattoo”nun uyarlaması ve ünlü dizi “Mr. Robot”un pilot bölümüne imza atmış olan yönetmen Niels Arden Oplev’e göre, “‘Flatliners/Çizgi Ötesi’nin bilinmeyene, nihai bilinmeyene bir yolculuk olduğu söylenebilir. Diğer tarafı keşfetmek için ölüm ötesine gitmek ve arkadaşlarınızın sizi geri getirmesini sağlamak çok çarpıcı bir konu.”

“Flatliners/Çizgi Ötesi” –kendine ait, dikkatle gizlenmiş amaçları olan– bir tıp öğrencisinin dört okul arkadaşını kendisiyle birlikte tehlikeli bir deneye girişmeye ikna etmesiyle başlar: Bu genç kadın kendi kalbini durdurarak kısa bir süreliğine ölümü deneyimlemek istemektedir. O sırada arkadaşları onun beyin faaliyetlerini gözlemleyecek, böylece ölümden sonra yaşama dair kanıt olup olmadığını bilecektirler. Bu kısa sürenin sonunda arkadaşlarının onu geri getirmesi gerekmektedir.

Herhangi bir kişiyi böylesine tehlikeli bir şey yapmaya ne ikna edebilir? Yanıt, çığır açacak ve şöhret kazandıracak sonuçlar elde etme vaadidir elbette. “Aradıkları kanıtı bulduklarını düşünsenize. Asırlardır elde edilmiş en büyük tıbbi keşif olurdu bu” diyor Oplev ve ekliyor: “Ellen Page’in canlandırdığı Courtney diğer öğrencilerin olağanüstü rekabet ortamında hissettikleri baskıyı kullanıyor. Karakterlerden birinin dediği gibi, burası ülkenin doktorlarını yetiştiren bir tıp okulu değil, burası onların insan hakkındaki bilgilerinin sınırlarını zorladıkları bir yer.”

Tıp öğrencilerinin bulgusu hiç beklemedikleri bir şeydir: Kalpleri durup ölümle yüzleştiklerinde, yaşam ötesinin nasıl bir şey olduğunu deneyimlemekle kalmaz, daha iyi olarak dönerler. “Ölüm diyarında seyahat ettikten sonra becerileri güçlenmiş şekilde geri dönüyorlar. Mükemmelliğe kısa yoldan ulaşmaya çalışıyorlar. Ama bunun bir bedeli var” diye açıklıyor Oplev.

Ve bu bedel çok ağırdır: Ölümü ve hayata döndürülmeyi tadarken, tüm karakterlerin geçmişlerinde pişman oldukları eylemleriyle yüzleşmeleri gerekir. Yapımcı Michael Douglas bu konuda şunları söylüyor: “Hepimiz, hayatımızın bir noktasında, utandığımız ya da pişmanlık duyduğumuz bir şey yapmışızdır. Filmdeki öğrenciler ölümle karşılaştıklarında, bu günahlarla yüzleşme fırsatı buluyorlar. Hataları peşlerini bırakmayınca, geçmişi telafi etmek için asla geç olmadığını keşfediyorlar.”