14.07.2018

Unutulmaz Performanslarıyla Cary Grant

the man from dream city (1)

Konuk yazar: Enes HADZIBEGOVIC

Bugün, sinema tarihinin en büyük jönlerinden biri olan Cary Grant’in hayata veda edişinin yıl dönümü. Oyunculuğu ve karizması tartışılmaz olan Cary Grant, Hitchcock filmleriyle özdeşleşmiş olmasının yanı sıra oynadığı romantik komedi başyapıtlarıyla da anılmakta. Tür anlamında birbirlerinden oldukça farklı yapımlarda yer alan Grant, oynadığı bütün filmlere sorunsuz bir şekilde adapte olmayı başarmış, rol aldığı başyapıtları unutulmaz kılmıştır. Ben de usta aktörü saygıyla anıyorum ve kesinlikle izlenmesi gereken filmlerini derlediğim yazımla sizleri baş başa bırakıyorum.

Bringing Up Baby (1938)

Cary Grant, Katharine Hepburn ile birlikte oynadığı Howard Hawks komedisi Bringing Up Baby’de dinmeyen enerjisiyle karşımızda. Grant ve Hepburn’ün mükemmel bir uyumla yükselttikleri film iki karakterin sürtüşmelerinden doğan diyalogları, bolca tıp geyiği ve bir adet sevimli leoparla hatırlanmakta. (Hangover’ın kaplanından önce Bringing Up Baby’nin leoparı vardı)

His Girl Friday (1940)

Yine bir Howard Hawks komedisi ve yine Cary Grant. Bu sefer gazetecilik sektörünü eğlence malzemesi olarak kullanan Hawks komedi kontejanını bu mesleğin dinamik yapısından yararlanarak dolduruyor. Telaşlı ve bol kovalamacalı sahneler filmi bir köşe kapmaca oyununa dönüştürürken seyirciler için takip etmesi yorucu fakat gülmesi oldukça kolay bir seyir vaat ediyor. Cary Grant de filmdeki bu hareketlilik için en doğru seçim olduğunu kanıtlarcasına bürünüyor rolüne. Seyirciyi romantizmden de yoksun bırakmayan His Girl Friday’de Cary Grant’e Rosalind Russell eşlik ediyor.

The Philedelphia Story (1940)

Cary Grant, Katharine Hepburn ve James Stewart. Sanırım bu oyuncu kadrosu filmi bir an önce izlemeniz için harekete geçirmeye yeterli ama ben kısaca bahsedeyim yine de. Bu George Cukor komedisi Grant, Hepburn ve Stewart arasındaki aşk üçgenini gayet eğlenceli sahnelerle seyirciye suanrken aynı zamanda romantik dokunuşları da ihmal etmeyen bir hikayeye sahip. Cary Grant’in olgun ve çapkınlıkta uzmanlaşmış karakteri James Stewart’ın canlandırdığı tecrübesiz ve çekingen gencin tavırlarıyla tezat oluştururken bu farklılığın enerjisi filmi film yapan bir koza dönüşüyor. İki yakışıklının arasında duran Katharine Hepburn de her zamanki güzelliği ve asaletiyle fazlasıyla görülmeye değer.

Suspicion (1941)

Birlikte daha nice başyapıtlar ortaya çıkaracak olan Alfred Hitchcock & Cary Grant ikilisinin ilk buluşması olan Suspicion, bir kadının (Joan Fontaine) kocasının (Cary Grant) kendisini öldürmeye çalıştığını düşünmesiyle başlıyor ve gerilimi adım adım tırmandırıyor. Hitchcock’un sinemasının en temel taşı olan ‘’Suspense’’ öğesini hikayede ustaca kullandığı Suspicion sinemayı sevenlerin kaçırmaması gereken bir film.

*Spoiler

Cary Grant’i tanıyanlar onun bir kadını asla öldürmeyeceğini çok iyi biliyorlardır gerçi.

Arsenic and Old Lace(1944)

Bir Frank Capra güldürüsü olan Arsenic and Old Lace içerdiği bolca absürt mizahla hatırlanacak en eğlenceli komedi filmlerinden bir tanesi. Mortimer’ın (Cary Grant) teyzelerinin evinde geçirdiği tuhaflıklarla örülmüş senaryosuyla film, barındırdığı bolca korku sineması referanslarıyla zaman zaman bir parodiye dönüşüyor. Böylece ortaya bu listedeki en ilginç film çıkmış oluyor.

Notorious (1946)

Hitchcock ile Grant’in ikinci buluşmasının meyveleri bir başyapıt olarak çıkıyor karşımıza. Hitchcock sinemasının en bilinen örneklerinden olan Notorious, izleyenlerin dikkatlerini her an ayakta tutan ve senaryonun matematiğini kusursuzca görselleştiren bir casus öyküsü anlatıyor. Cary Grant ve Ingrid Bergman’ın mükemmel uyumuyla zirveye çıkan film tıpkı Türkçe adı gibi, sinemaya aşktan da üstün bir şekilde bağlı olanların kesinlikle izlemesi gereken bir başyapıt.


To Catch a Thief (1955)

Hitchcock ve Grant’in üçüncü ortaklığı olan To Catch a Thief ilk ikisi gibi gizem ve romantizm barındırmasının yanı sıra bu kez işin eğlence kısmına da bir hayli fazla yer veriyor. Üstelik bu sefer Cary Grant’in karşısında Grace Kelly gibi bir yıldız var. İki hırsızın eğlenceli kovalamacasını romantik bir tonla harmanlayan Hitchcock, oyuncuların enerjik performanslarının ve ihtişamlı görünüşlerinin de yardımıyla sinemaya gizemli bir eğlence armağan ediyor.

An Affair to Remember (1957)

Leo McCarey yönetmenliğindeki film eğlenceli bir romantik komedi gibi başlayan, zamanla hüznü de dahil etmesiyle hareketlenen bir sinema klasiği. Cary Grant ve Deborah Kerr’in usta oyunculukları 50’lerin canlı renkleriyle birleşince ortaya enfes bir sinema ziyafeti çıkıyor. Ağırlıklı olarak kapalı mekanların tercih edildiği film benzerlerinden ayrılan orijinal detaylara sahip.

North by Northwest (1959)

Hitchcock ve Grant’in dördüncü ve son ortaklığı olan North by Nothwest hem Cary Grant’in kariyerinin hem de sinema tarihinin en iyi ve unutulmaz filmlerinden biri. Kendisini ansızın gerilim dolu bir suç ağının içinde bulan bir adamı canlandıran Cary Grant kariyerinin en iyi performansına imza atıyor. Sinema literatürüne giren meşhur uçak sahnesi gibi efsane olmuş nice sahneler barındıran North by Northwest’i hâlâ görmediyseniz hem Hitchcock’a hem de Cary Grant’e büyük ayıp ettiniz demektir.

Charade (1963)

Hitchcock tarafından çekilmemiş bir Hitchcock filmi desem ilginizi çekmeye yeter mi? Cary Grant ve Audrey Hepburn’ün başrollerini paylaştığı Charade Hitchcockvari gizem öğesini komedi ve romantizmle birleştiren, bu birleşimden de ustaca faydalanan bir film. Çok iyi yazılmış senaryo Stanley Donen’in usta işi yönetmenliği ve Paris’in sinematografik havasıyla birleşince ortaya eğlenceli olduğu kadar sürükleyici bir film çıkıyor. Şüphe ve paranoya üstüne kurulu olan öyküsüyle Charade iki büyük yıldızın renkli oyunculuklarıyla hedefi on ikiden vuruyor.