27.09.2018

Vizyon Menüsü – 28 Eylül

Üç Tepe

Haftanın bir diğer izlemeye değer filmi Üç Tepe (Three Peaks – Drei Zinnen) adlı yapım. Dünya prömiyerini geçtiğimiz sene gerçekleştirilen 70. Locarno Film Festivali’nde yapan ve burada Piazza Grande seyirci ödülünü kazanan film, ülkemizde ise ilk olarak geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleştirilen 37. İstanbul Film Festivali’nde seyirci ile buluşmuştu. Film, sevgilisi ve onun küçük çocuğuyla dağda tatile giden bir adamın çocukla yakınlaşma çabalarının aniden basan sisle yarım kalışını anlatıyor. Aaron, kız arkadaşı Lea ve 8 yaşındaki oğlu Tristan’ı dağ evinde tatile çağırır. Birlikte vakit geçirerek yeni hayatlarının temelini atmak ister fakat kısa süre içerisinde Aaron ve Tristan arasında gergin bir güç savaşı başlar ve ortasında kalan da Lea olur. Hayatındaki bu iki önemli erkek arasındaki dengeyi kurmak Lea için hiç de kolay olmayacaktır. İtalya’nın nefes kesen Dolomite Dağları’nın zirvesinde çıktıkları bir yürüyüş esnasında Tristan kaybolunca tatilin başından itibaren sessizce büyüyen bu güç oyunlu tehlikeli bir seviyeye ulaşarak seyirciyi içine çeker.

Karanlıkla Karşı Karşıya

Haftanın vizyon listesinde kendine yer bulan beşinci filmi ise Karanlıkla Karşı Karşıya (BlacKkKlansman) olarak öne çıkıyor. Kendisini yakın zamanda Filmekimi 2018 programında yer alan Don Kişot’u Öldüren Adam (The Man Who Killed Don Quixote) filminde de izleyeceğimiz Adam Driver’ın yer aldığı film, dünya prömiyerini bu sene gerçekleştirilen 71. Cannes Film Festivali’nde yapmıştı. Malcolm X, Inside Man ve 25th Hour gibi başarılı filmlerin yönetmeni Spike Lee’nin bu filminde Ron Stallworth adındaki bir dedektifin Ku Klux Klan’a sızarak faşist örgütün kenti ele geçirme planına karşı meydan okuması işleniyor. 1970’lerin ilk yılları ırkçılıkla ilgili sivil haklar konusunda büyük karmaşaların yaşandığı dönemler olarak bilinir. Ron Stallworth da, Colorado Springs Polis Merkezi’nde çalışan ilk Afrikalı-Amerikalı olarak görevine başlar.. Bu görev, merkezde şüpheyle karşılansa ve ekip içerisinde karşıtlık yaratsa da, korkusuz Stallworth toplulukta bir fark yaratmaya ve kendini kabul ettirmeye karar verir. Cesur bir şekilde çok tehlikeli bir göreve soyunur ve olaylar gelişir. Suç ve komedinin ön plana çıktığı film seyircinin beğeneceği başka bir film olarak vizyonda yerini alıyor.

Searching

Bu hafta vizyon menümüzde yer alan altıncı ve son film de Kayıp Aranıyor (Searching) adlı yapım. Film, dünya prömiyerini bu sene gerçekleştirilen 14. Sundance Film Festivali’nde yapmıştı. İlginç bir şekilde hikâyesinin tamamı bir bilgisayar üzerinden seyirciye aktarılan film, kayıplara karışan 16 yaşındaki kızı Margot’yu bulmak için bilgisayarı üzerinden araştırmaya koyulan baba David Kim’in arayışını konu ediniyor. David Kim’in on altı yaşındaki kızının kaybolmasının ardından, yerel bir soruşturma başlatılır ve davaya bir dedektif atanır. Fakat otuz yedi saat sonra elde hâlâ tek bir ipucu bile olmadığı için, David henüz kimsenin bakmadığı, günümüzde tüm sırların saklandığı yeri aramaya karar verir: Kızının dizüstü bilgisayarını. Her gün iletişim için kullandığımız teknolojik aletler aracılığıyla anlatılan bu hiper modern gerilim hikâyesinde, kızı sonsuza dek yok olmadan önce, David onun dijital ayak izlerini takip etmek zorundadır ve kızını bulmak hiç de kolay olmayacaktır.

12